Novafertil Yılın Annesi Belli Oldu: Mehlika Öksüzoğlu

Bir süre önce sosyal medya hesaplarından duyurduğumuz ve yoğun katılımın olduğu “Novafertil Yılın Annesi” belli oldu. Mehlika Öksüzoğlu Samsung Note 4 cihazı kazandı. Kazandığı metni aşağıda paylaşıyoruz.

Merhabalar, ben Mehlika Öksüzoğlu 17 senelik evliyim. 12 sene çocuğum olmadı. Neresinden başlamalıyım bilmiyorum ama koskoca boşa geçen 12 yıl herkesin yanında yavrusu varken gıptayla baktığım, birinin hamileliğini duyduğumda gecelerlerce ağladığım bomboş geçen bayramlarım ama bir o kadar da ümitlerim vardı.

Bir gün olacak sabret dediğim hayallerim, tedaviye başladığım ilk yıllarda sanki hemen olacakmış gibi doktora gidiyordum ama olmadı. Bir o kadar ilaç tedavisi gördükten sonra doktorum aşılama önerdi hemen başladık olmadı, tedaviye devam… Sonra Ankara’da tüp bebek yaptırdık, koşa koşa gittik tabii 25 günlük bir tedaviden sonra 4 yumurta toplandı. Sadece birinin kaliteli olduğu söyleyerek 1 tane yerleştirdiler. 12 gün sonra koca bir hiç, ne ağladım ne ağladım bir bilseniz günlerce gecelerlerce. Aradan biraz daha zaman geçti. Konya’da başka bir doktora gittik ne dese bana, sana Ankara’da yapılan yapılmış yapsak ta pek bir şey değişmez dedi. Bir kerede daha yıkıldım ama ahtım var bir gün o doktora gideceğim, sen bırak bu işi diyeceğim, sen daha hastaya nasıl yaklaşılıyor onu bilmiyorsun, sen beni bitirdin, öldürdün, hayallerimi yıktın. Ne oldu? doktor bey diyeceğim. Daha sonra başka bir doktorda yeni bir tüp bebek yaptırmaya karar verdik ve yaptırdık 12 yumurta toplandı, bunun yedisi döllendi ikisi yerleşti kaliteli olmadığı için dondurulmadı aradan geçen 12 gün sonra sonuç hamileyim. 168 sonuçla hamile olduğumu öğrendim. Nasıl ya? Gerçekten mi? İnanmıyordum ama hevesim yarım kaldı tabii düşükle sonuçlandı maalesef oda bitti.

Sonra bir gün eşimin kardeşi bize dedi ki, “yeni bir merkez açılmış oraya gidelim”. O gün tanıştım, kocaman yürekli insanlarla. kapıdan girerken korka korka girdim ama güler yüzlü insanlar bastırdı korkumu. Fuat beyle tanıştık. Evet, çok zor hastalarımdan bir tanesisin dedi ama inşallah bir besmeleyle başladık tedaviye. Korkularım biraz olsun geçmişti. Gide gele sonra 15 yumurta toplandı, 3 yerleşti ve yine hamileyim bir sevin bir sevin uçuyorum tabii ki ama bir şeyler yolunda gitmiyordu. Yavaştı yavrumun gelişimi ve Fuat Bey gelişiminin yavaş olduğunu söyledi. 12. Haftada kalbi durdu maalesef Fuat bey dedi ki ama neden tedavi süreci her şey yolunda ya düşüyor ya ölüyor, bunu araştıralım dedi. Biz tamam dedik. Bizi genetiğe gönderdi. Düşük materyali de alıp bizim de genetiğimize bakıp, sorunu kökten çözmeye karar verdi ve genetik sonuçları geldi. Şükürler olsun, eşim ve bende bir şey yokmuş ama küçük yavrum Down sendromlu olduğu için küçücük kalbi dayanamamış.

Bu sonuçtan sonra, Fuat Bey genetik tüp bebek yaptırmaya karar verdi. İyi ki de vermiş tekrar tedaviye başladık, ilaçlar kullanıldı, yumurta toplandı, bu sefer hepsinden başarılı olacaktı. Sanki öylede oldu 23 yumurta toplandı 17 si döllendi. Bunlar üzerinde genetik ayıklanma yapıldı. 7 yumurta geldi, bunun 2 tanesi yerleşecekti ama ben maalesef su topladım, karnım şişti. Hemen dondurmaya karar verildi. Aradan 4 ay geçti ve yerleştirildi. Sonuç 338, yani hamileyim. Hem de ikiz, çok sevindim ama korkum daha çok bastırıyor sevincimi ya bir şey olursa diye derken bir pazar günü çok ağır bir kanama geçirdim ama ne bitti dedim bitti her şey yine yarım kaldı hayallerim. Aradım Fuat Beyi korkma, Allah’tan ümit kesilmez kızım dedi. Bana elini karnına koy, bol bol Fatiha süresini oku, yarında gel bakalım dedi. Geçer mi o gece, ağlamadan yoruldum, yalvardım Rabbime ne olur Allahım bir şey olmasın yavrularıma diye ertesi gün gittim ama kalbim duracak Fuat Bey tabii ki boşuna gelmedi dedi bakalım ondan sonra konuşalım dedi baktık yavrumun biri duruyor ama biri düşmüş yine ağladım şükürler olsun. Dedim ya ikisi de gitseydi ağlama deli kız dedi. Fuat Bey beni de ağlattın dedi.

O günü hiç unutmam şükürler olsun ondan sonra bir problem yaşamadım ve büyük gün geldi doğumun MÜRSELİM YAVRUM ILK GÖZ AĞRIM YÜREK YANGINIMI SÖNDÜREN BANA ANNELİĞİ TATTIRAN OĞLUM DÜNYA YA GELDİ ŞÜKÜRLER OLSUN Rabbime sağ salim kavuştum oğluma şimdi 6 yaşında aradan 5 sene sonrada dondurulmuş embriyo transfer edildi şimdi 2. Oğlumda kucağımda 6 aylık çok şükür Rabbime benim hikâyem bu önce Allahın izniyle sonra başta Fuat Bey olmak üzere oradaki yüzü güzel gönlü güzel insanlara sonsuz teşekkürler tabii ki bide doktorum Sibel Tüner’e SEVGİLER SAYGILAR

Küçük Zeliha’yı genetiği ayıklanmış ikiz kardeşleri kurtaracak

Konya’da talasemi hastası 6 yaşındaki Zeliha’nın ilik nakli olabilmesi için annesi tüp bebek yöntemiyle genetik açıdan uyumlu ve hastalık taşımayan emriyolara hamile kaldı – Zeliha dünyaya gelecek ikizlerden nakledilecek kemik iliğiyle sağlığına kavuşacak

Zeliha, annesinin tüp bebek yöntemiyle hamile kaldığı genetiği uyumlu ve hastalık taşımayan ikiz kardeşlerinden yapılacak ilik nakliyle sağlığına kavuşacak.

Hastalığın ağır seyreden tür olması nedeniyle zor günler geçiren Zeliha’nın ağır kansızlık sonucu yaşamını yitirmemesi için önlem alındı. Tedavisi Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde süren Zeliha’ya, her ay düzenli kan nakli yapılmaya başlandı.

Toplanan yardımlar ve “gün parası” ile anne Rukiye Şarlı’nın Zeliha ile genetik açıdan uyumlu ve hastalık taşımayan kardeş dünyaya getirmesi için tüp bebek tedavisi uygulandı. Anne Şarlı, iki ay önce 5. denemede genetiği ayıklanmış ikiz bebeklere hamile kaldı.

-“Gün parası ile toplanan bin lira  ilaç gibi geldi”

İlik nakli yapılmasının şart olduğunu öğrendiklerinde “iliği nereden bulacağız” diye günlerce ağladıklarını anlatan Şarlı, tüp bebek tedavisi yaptırmaya karar verdiklerinde para engeliyle karşılaştıklarını anlattı.

-“Bebekler beni kurtaracak”

“Kızım sürekli ‘anne bebeklere dikkat et’ diyor. Bir şey taşırken, ‘aman anne dikkat et, karnına vurma, orada bebek var’ diyerek dikkatli olmam konusunda sürekli beni uyarıyor. Kızım kan nakli yapılmasını hiç istemiyor. Damarları çok ince olduğu için canı çok yanıyor. Sürekli o ağlıyor, biz ağlıyoruz. Zeliha, ‘anne bebekler beni kurtaracak, bir daha kan almayacağım değil mi?’ diyor. Her şeyin farkında olan kızımın, yaşıtları gibi sağlığına kavuşacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz.”

Merkezin kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Ali Sami Gürbüz, talasemi majör teşhisi konulan Zeliha’ya düzenli kan verilmesi gerektiğini, tedavisinin ise kemik iliği nakliyle mümkün olduğunu söyledi.

Ebrar bebeği kardeşi kurtaracak

Konya´da bir anne, ilik nakli yapılmazsa yaşamı tehlikeye girecek 7 aylık kızı Ebrar için, hastalıklı dokuları ayıklanmış genetik tüp bebek tedavisiyle hamile kaldı.

Anestezi teknisyeni 22 yaşındaki Şeyda ile 32 yaşındaki Yener Ceylan çiftinin 7 ay önce çocukları Ebrar dünyaya geldi. Doğumundan bu yana sürekli kan değerleri düşük olan Ebrar’ın kemik iliğinin yeteri kadar çalışmadığından şüphelenildi.
Kemik iliği nakli yapılmazsa hayatını kaybedecek Ebrar bebek için anne ve babada doku uyumu arandı. Yapılan tahliller olumsuz çıkınca aile, hematoloji doktorlarının tavsiyesiyle Ebrar için bir çocuk daha dünyaya getirmeye karar verdi.
Bebeğini hayatta tutmak için Konya Eurofertil Tüp Bebek Merkezi’ne başvuran genç kadın, hastalıklı dokuları ayıklanmış genetik tüp bebek tedavisiyle bir ay önce hamile kaldı.
Şeyda Ceylan doğum yaptıktan sonra Ebrar’a, kardeşinden alınacak ilik nakledilecek.
Doğacak bebeğin de hastalıklı dokular taşımaması için anne ile babanın kan hücreleri, küçük Ebrar’ın da yanak içi ve saç dokusundan örnek alınarak ortaya genetik harita çıkarıldı.

Geçici menopoz yöntemiyle anne olmaya hazırlanıyor

Hemşire Ayşe Akkanat, kısırlığa yol açan çikolata kistleri nedeniyle anne olamayınca 3 ay geçici menopoz olması sağlandı. Ayşe hemşire tüp bebek yöntemiyle hamile kaldı.

Konya’da bir hastanede hemşirelik yapan Ayşe Akkanat (37) ile eşi Durukan Akkanat (42), 14 yıl önce hayatlarını birleştirdi. Çift, çocuk sahibi olamayınca bugüne kadar çok sayıda doktora başvurdu. Ayşe Akkanat’ta kadınlarda kısırlığa neden olan çikolata kistleri olduğu belirlendi. Bugüne kadar 10 kez tüp bebek tedavisi deneyen Ayşe Akkanat iki kez hamile kaldı ancak düşükle sonuçlandı. Çift en son tüp bebek merkezine başvurdu. Üç ay geçici menopoz olması sağlanan Ayşe hemşire, tüp bebek tedavisiyle 2 ay önce de hamile kaldı. Bebeklerinin kalp atışlarını dinleyen çiftin, Babalar Günü öncesi sevindirici haberi aldıkları için mutlulukları ikiye katlandı. Merkezin Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fuat Ali, yumurtalıklarında bulunan “çikolata kisti”nin kadının hamilelik oranını çok düşürdüğünü söyledi. Bu durumun embriyo ve yumurta kalitesini düşürdüğünü ifade eden Dr. Ali, “Geçici menopozla çikolata kistleri küçültülerek, embriyo ve yumurtanın kalitesi artırıldı. Ayşe Akkanat’ın eşinin sperm kalitesi de düşüktü. Kocası sigarayı bıraktı. Şimdi bebeğin kalp atışlarını da duymanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu.

‘EN ÖZEL BABALAR GÜNÜ HEDİYESİ’ 
Anne adayı Ayşe Akkanat “Hamile olduğumu öğrendiğimde dondum kaldım. Dünyalar benim oldu. Bebeğimizin kalp atışlarını dinlemek bizi çok mutlu etti. Her babalar ve anneler gününde boynumuz bükük kalıyordu. Hamileliğim eşime en özel Babalar Günü hediyesi oldu” dedi.

Her şeye rağmen bebeğini kucağına aldı

Konyada 19 yıldır kronik böbrek yetmezliği rahatsızlığı bulunan ve hamileliği doktorlar tarafından hayati risk olarak görülen kadın, tüp bebek tedavisi sayesinde iki ay önce bebeğini kucağına aldı.

Menekşe Pınarbaşı’na (32), 13 yaşındayken kronik böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Diyalize bağlanan kadının böbrekleri kısa süre sonra yüzde 30 oranında çalışmaya başladı.Yaklaşık 13 yıl önce hayatını Murat Pınarbaşı (34) ile birleştiren kadın, çocuk sahibi olmaya karar verdiğinde rahatsızlığı önüne engel olarak çıktı.

Pınarbaşı, doktorların ‘Ölürsün. Hayatın mı, yoksa bebek mi?’ demelerine rağmen bebek sahibi olabilmek için tedaviye başladı.İlk başlarda uygulanan tedavilerden sonuç alamayan Pınarbaşı, Konya Novafertil Tüp Bebek Merkezi’ne başvurdu.

Ancak burada da kadına, böbrek hastası olması nedeniyle ortada büyük bir riskin bulunduğu aktarıldı. Pınarbaşı’nın, ilgili doktorlardan hamile kalabileceği yönünde rapor alması üzerine tedaviye başlandı.Tüp bebek tedavisiyle hamile kalan Pınarbaşı’nın idrar yollarında tıkanıklık olunca, gebeliğin dördüncü ayında böbrek fonksiyonlarını koruma amaçlı mesane katateri yerleştirildi.Sürekli doktor gözetiminde tutulan ve hamileliğinin son iki ayını hastanede geçiren kadın, iki ay önce ‘Kayra’ adını verdikleri bebeğini kucağına aldı.

Hastane doktorları ve Menekşe Pınarbaşı, Kayra’nın dünyaya gelişini pasta keserek kutladı.

“Allah bana da annelik duygusunu yaşattı”,
Menekşe Pınarbaşı, 13 yaşında nefes darlığı şikayetiyle gittiği hastanede böbrek hastası olduğunu ve hemen diyalize girdiğini söyledi.Diyalizden sonra böbreklerinin çalışmaya başladığını ve tekrar diyalize bağlanmadığını belirten Pınarbaşı, evlendikten sonra çocuk sahibi olmaya karar verdiğinde doktorların kendisine bu durumun çok riskli olduğunu anlattığını ifade etti.

Pınarbaşı, çocuk sahibi olma isteğine herkesin umutsuz yaklaştığını, ancak pes etmediğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘Çok sevdiğim eşimle bize ait bir şey olmasını istedim. Hamile olduğumu öğrendiğimde dünyalar benim olmuştu. Çok mutlu oldum. Oğlum dünyaya geldiğinde sanki dünya durmuş, sadece o ve ben vardım. Geceleri beşiğine yatırdığımda sürekli yanında duruyorum. Nefes alıp almadığını kontrol ediyorum. Çok mutluyum. Allah bana da annelik duygusunu yaşattı.’

“Ender karşılaşılan bir durum”,
Merkezin Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Dilek İncesu da ciddi kronik böbrek yetmezliği bulunan hastaya, kendilerine başvurduğunda durumun önemini anlattıklarını dile getirdi.Buna rağmen annenin çok ısrarcı olduğunu vurgulayan İncesu, şunları kaydetti:

‘Anne ile ilgili, doktorlardan hamilelik konusunda izin alındı. Daha önce kendisi aşılama, yumurtlama ve tüp bebek gibi tedavi yöntemlerine başvurmuş. Tüp bebek tedavisiyle Menekşe hamile kalınca sürekli böbrek fonksiyon testlerini yaptık. Annenin sağlığı tehlikeye girecek olsaydı, gebeliğe son verecektik. Daha önce mesane ameliyatı olan kadının geçirdiği ameliyat nedeniyle sezaryenle doğum yapması çok riskliydi. Menekşe’nin gebeliği boyunca idrar yollarında tıkanıklık vardı. Bu da böbreği çok zorluyordu. Bu nedenle daimi mesane katateri yerleştirdik. Hastamız tüm zorluklara rağmen normal doğumla sağlıklı bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Menekşe ve bebeğinin durumu iyi. Böbrek rahatsızlığı bulunan bir kadının hamile kalması ve doğum yapması ender karşılaşılan bir durum.’

Diğer Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ali Sami Gürbüz ise hamileliğin hastanın yaşantısını sıkıntıya sokacağı için, merkezdeki doktorlarının hepsinin bu duruma karşı çıktığını bildirdi.Ancak hastanın azmettiğini ve bebeğini kucağına aldığını aktaran Gürbüz, mutlu sona ulaşmanın kendilerini de memnun ettiğini sözlerine ekledi.

Oğlunun ikizini dört yıl sonra doğurdu!

Konya’da çocukları olmayan Mehmet Çelik ve Öznur Çelik çifti tüp bebek tedavisi sayesinde evlat sahibi oldu. Öznur Çelik, dondurularak saklanan embriyo sayesinde oğlunun ikizini 4 yıl sonra doğurdu.

Konya’da evlendikten 9 yıl sonra gördüğü tüp bebek tedavisi sayesinde oğlu Umut Eren’i kucağına alan anne, dondurularak saklanmış embriyo sayesinde oğlunun ikizini 4 yıl aradan sonra doğurdu. Edinilen bilgiye göre Mehmet (35) ile Öznur Çelik (34) çifti, normal yollarla çocuksahibi olamayınca Konya Eurofertil Tüp Bebek Merkezi’ne başvurdu. Tüp bebek tedavisiyle hamile kalan Öznur Çelik, evliliklerinden 9 yıl sonra şimdi 4 yaşında olan oğulları Umut Eren’i kucağına aldı.

Çiftten sağlanan embriyolar dondurularak saklandı. Çelik çifti, ikinci kez çocuk sahibi olmak için 3 yıl sonra tekrar hastaneye başvurdu.

Aynı özellikteki embriyodan
Kadının ilk hamileliğini sağlayan embriyo ile aynı anda elde edilen ve aynı özellikte olan embriyo, ikinci kez Öznur Çelik’in rahmine yerleştirildi. Hamile kalan Çelik, dondurularak saklanmış embriyo sayesinde oğlu Umut Eren’in ikizini 4 yıl sonra doğurdu. Üç aylık olan Fatma Sude ikinci defa ailesinin mutluluk kaynağı oldu.
Merkezin Medikal Direktörü ve ailenin doktoru Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fuat Ali, yaptığı açıklamada, kendilerine başvuran çifte önce psikolojik destek verildiğini söyledi.

4 yıl sonra gelen mutluluk
Alınan spermlerin ardından embriyoları topladıklarını ifade eden Ali, şunları kaydetti:
“Aile ilk çocuklarını kucağına aldıktan sonra artan embriyolardan kaliteli olanları dondurduk. Aynı anda alındığı için embriyoların tamamının özelliği aynıydı. Aile ikinci kez çocuk sahibi olmak isteyince ailenin ilk çocuğu olan Umut Eren’in ikizini rahme yerleştirdik. Anne bu şekilde oğlunun ikizini yıllar sonra dünyaya getirmiş oldu. Aynı anda alınan ve aynı özellikte olan embriyoyu 3 yıl sonra kadının rahmine yerleştirdik.”