Yumurta Dondurma Nedir?

Yumurta Dondurma Nedir?
Yumurta dondurma işlemi kadının yumurtalığından elde edilen yumurtanın (oosit) saklanarak ileride kullanılması amacıyla dondurulması işlemidir. Kadın yumurtalıklarından vajinal ultrasonografi yardımı ile toplanan yumurtaların laboratuvar ortamında vitrifikasyon yöntemi ile dondurulduğu bu yöntem, yumurtaların çok uzun bir süre muhafaza edilerek saklanmasını sağlamaktadır.

Kimler Yumurta Dondurabilir?
Önceleri yalnızca kanser tedavisi görecek hastalara yumurta dondurma izni veren T.C. Sağlık Bakanlığı, yasalarda yaptığı son düzenlemelerle yumurta rezervi düşük olan tüm kadınlara “yumurtalarını dondurma hakkı” sağlıyor. Yumurta rezervi az olan genç, evli, bekar her kadın yumurtalarını dondurup istediği zaman anne olma şansını elde edebiliyor. Daha önce bunun müddeti 5 yılla sınırlıydı. Bu süre şimdi 5 yıllık periyodlarda bakılarak limitsiz hale getirildi.

Yumurta Hazinem…
Rahim yaşlanması değil, yumurtanın yaşlanması hamile kalmayı zorlaştırır. 30 yaşındaki bir kadının dondurulan yumurtaları 40 yaşına geldiğinde de aynı kalır, dolayısıyla rahmin yaşlanması döllenme işleminin gerçekleşmesini engellemez döllenme için yumurtanın genç kalması gerekir.

Erken Yumurtalık (Over) Yaşlanması Nedir?

Yumurtalık yaşlanması ile ifade edilmek istenen yumurta sayısının azalması ile beraber geride kalan yumurtalardaki kalite azalmasıdır. Genç yaşlardaki kadınlarda yumurtalık yaşlanması olduğu zaman gebe kalma potansiyeli düşmektedir.
Yumurtalık yaşlanması, yumurta sayısının azalması ile beraber geride kalan yumurtalardaki kalite azalmasıdır.
Genç yaşlardaki kadınlarda yumurtalık yaşlanması olduğu zaman gebe kalma potansiyeli düşmektedir. Bu nedenle genç kadınların mümkün olan en kısa zamanda evli ya da bekar olmalarına bakılmaksızın yumurta rezervlerini kontrol ettirmeleri ileride anne olabilmeleri açısından son derece önemlidir.

Yumurtalık (Over) Rezervi Nedir?

Kadının doğurganlık potansiyeli, hamile kalma kapasitesidir. Yani bir kadının yumurtalıklarında bulunan foliküllerin (yumurtaların) sayısal olarak miktarını ve kalitesini ifade eder. Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde Over rezervlerinin değerlendirilmesi çok önemlidir. Bu değerlendirmenin sonuçlarına bağlı olarak infertilite (kısırlık) tedavisi için uygulanacak yöntem hakkında ve kişinin hamile kalma şansı hakkında önemli bilgiler elde edilir. Over rezervinin yüksek olması kadının yumurtalıklarında foliküllerinin fazla, kaliteli, ve hamile kalma şansının yüksek olduğunun göstergesidir. Kişinin yumurtalığındaki folikül miktarını yansıtan en önemli faktör kişinin o an ki yaşıdır. Yaş ilerledikçe özelliklede 35 yaşından sonra folikül sayısı ve kalitesi azalır, 40 yaşından sonra bu olay daha da hızlanır. Over Rezervi azalan kadınında kendiliğinden ya da tedaviyle gebe kalma şansı azalır, hatta gebelik olsa bile düşük riski artar.

Çocuğunuz Olmuyor mu?

Çocuğunuz Olmuyor mu?

Neden çocuğumuz olmuyor, gebe kalabilmek için neler yapmalıyım, gebe kalmak için tedaviye başlamalı mıyım gibi birçok soru zihninizde dönüyor olabilir. Çocuk sahibi olmak için öncelikle üremenizle ilgili problemin nedenini öğrenmelisiniz.

Neden Çocuk Sahibi Olamıyorum, Kısır mıyım?

Evliliklerinin üzerinden kısa bir süre geçmiş ve hamilelik oluşmamış veya bir kez çocuk sahibi olmuş ancak ikinci kez gebe kalamayan birçok kişi, çocuk sahibi olamamakla ilgili endişe yaşamaya başlıyor. Endişeye kapılmadan önce şunların bilmesinde fayda var.

Çiftlerin kısırlık (infertil) kapsamında değerlendirilebilmesi için anne adayının 35 yaşın altında olduğu durumlarda 1 yıl boyunca, 35 yaşın üzerinde olduğu durumlarda ise 6 ay boyunca korunmasız düzenli cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebelik oluşmaması gerekiyor. Bu bilgiler doğrultusunda öncelikle hangi aşamada olduğunuzu tespit etmelisiniz.

Hamile Kalmak İçin Ne Yapmalıyım?

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin haftada en az 2 kez korunmasız cinsel ilişki yaşamaları öneriliyor. Özellikle yumurtlama döneminde cinsel ilişkiye girmek, hamile kalma olasılığınızı ciddi oranda artırır. Düzenli adet görüyorsanız gebe kalmak için en uygun dönem, adetinizin ilk gününden itibaren 10 ve 16’ncı günler arasıdır. Yumurtlama tarihinizi takip ederek gebelik şansınızı artırabilirsiniz.

Bebek sahibi olmak isteyen çiftler beslenme ve yaşam tarzlarına da dikkat etmelidir. Sigara ve alkol kullanıyorsanız en kısa sürede bırakılmalı, protein ağırlıklı beslenmeye özen göstermelisiniz. “Çocuğumuz olmalı” ya da “yine olmayacak” gibi kaygı yaratan düşüncelerden uzaklaşmak ve yürüyüş gibi basit egzersizlerle stresi azaltmak da gebelik başarısını etkilemektedir.

Hamile Kalamıyorum, Doktora Gitmeli miyim?

Gerekli süre boyunca düzenli cinsel ilişki yaşanmasına rağmen gebelik oluşmaması durumunda bir hekime başvurulmalıdır. Gebeliğin oluşmaması kimi zaman erkeğe, kimi zaman kadına bağlı sebeplerden kaynaklanırken bazen nedeni anlaşılmayan kısırlık da söz konusu olabilir. Nedeni her ne olursa olsun bu dönemde söylentiler ve kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmemeli, doktor kontrolü olmadan hamile kalmak için satılan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.

Doktorunuz muayene ve gerekli testlerle hamile kalmanızın önündeki engelin ne olduğu tespit ederek sizin için en uygun tedaviye başlayacaktır.

Çocuk Sahibi Olamayanlar İçin Tedavi Yöntemleri

Hamile kalmak için tedaviye başlamak isteyen çiftler bir tüp bebek merkezine başvurmalıdır. Tüp bebek merkezi seçiminde doktorların deneyimine ve merkezin başarı oranına dikkat etmek son derece önemlidir. Tedavi için NovaFertil Tüp Bebek Merkezi’ni seçmeniz durumunda doktorumuz sizinle bir ön görüşme yapar ve ardından gerekli muayenelere geçilir. Uygulanacak birtakım testlerin sonuçları değerlendirilir. Merkezimizde her bir çiftin problemi farklı açılardan değerlendirilerek “kişiye özel” tedavi programları uygulanır.

Anne Adayına Yumurta Takibi

Gerekli durumlarda bazı ilaçlar kullanılarak ya da hiçbir ilaç kullanılmadan anne adayının yumurta gelişimi takip edilir. Çift, bu takibe göre belirlenen günlerde ilişkiye girerek hamilelik şansını artırır.

Baba Adayına İlaç Tedavisi

İlaçlar yardımıyla baba adayının sperm sayısının ya da sperm hareketliliğinin artırılması sağlanır.

Aşılama Tedavisi

Mevcut sorunlar çeşitli tedavilerle ortadan kaldırılmasına rağmen hala bir gebelik oluşmuyorsa aşılama tedavisine başvurulabilir. Basit ve hızlı bir yöntem olan aşılamanın uygulanabilmesi için erkekte sperm, kadında yumurta üretiminin olması gerekmektedir. Aşılama tedavisinin uygun görülmesi durumunda, anne adayı adetinin 3. gününde doktoruna muayene olur. Bu muayenede yumurtalıkların durumu kontrol edilir ve gerekli görülmesi halinde hormon ilaçları ile yumurtalıkların büyütülmesi işlemine geçilir. Yumurtalar istenen olgunluğa geldiğinde çatlatma iğnesi uygulanır. En kaliteli ve gebelik elde etme olasılığı en yüksek olan spermler seçilerek bir katater yardımıyla rahim içerisine transfer edilir.

Tüp Bebek Tedavisi

Bu tedavilerin ardından hala bir gebelik oluşmaması halinde, tüp bebek tedavisi önerilir. Uzman doktor, çift ile ayrıntılı bir görüşme yaparak geçirilmiş olan hastalıklar, yapılan tetkikler ve tedaviler hakkında bilgi alır. Bu değerlendirmelerin ardından çifte özel bir tedavi planı oluşturulur.

Tüp Bebek Merkezi Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Tüp bebek merkezi seçerken dikkat etmeniz gereken noktaları şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Merkezin başarı oranları
  • Teknolojik donanım
  • Alanında uzmanlığını kanıtlamış ekip

Nova Fertil Tüp Bebek Merkezi olarak 10 yıllık uzmanlığımız ve Binlerce sayısı üzerinde sağlıklı tüp bebek deneyimimizle Avrupa standartlarının üzerinde başarı oranına sahibiz. Kısırlık tedavisi ile ilgili sorularınızı yöneltmek, fiyat ve süreç hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için iletişim formumuzu doldurun, sizi arayalım.

Başarısız Denemeleriniz mi Oldu?

Başarısız tüp bebek tedavilerinin ardından çiftler hem fiziksel hem ruhsal olarak kendilerini yorgun hissettikleri bir dönem yaşar. Umutsuzluk hissinin yoğunlaştığı bu dönemde belki bir kez daha tüp bebek tedavisi denemek istemeyebilirsiniz. Fakat unutmayın ki; başarısız deneme ya da denemeler yaşamış olmanız, asla bebek sahibi olamayacağınız anlamına gelmez.

Başarılı bir tüp bebek tedavisi için öncelikle bebek sahibi olmanızın önündeki engelin ne olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. İnfertiliteye neden olan etkenleri cinsiyetlere göre ayrıştırdığımızda, %30-40 oranında kadına bağlı faktörler, %40-50 oranında erkeğe bağlı faktörler ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte hem erkek hem de kadına bağlı faktörler %25 oranında etkili olurken %15-20 oranında vakada ise herhangi bir neden tespit edilememektedir.

Uyguladığımız Başarı Artırıcı Yöntemlerle Yüksek Gebelik Oranları Sunuyoruz!

Tekrarlayan başarısız tüp bebek tedavilerinde, çiftlere bağlı nedenler kadar merkez seçimi de büyük önem taşır. Deneyimli ekip ve gelişmiş bir laboratuvar ortamı başarılı sonuçlara ulaşmadaki en önemli kriterlerin başında gelir.

Nova Feril Tüp Bebek Merkezi olarak gelişmiş embriyoloji laboratuvarımız sayesinde özellikle zor vakalarda Avrupa standartlarının üzerinde başarı oranlarına sahibiz. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalar  ile kadına bağlı kısırlık nedenlerini araştırarak bilimsel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Her gün düzenlediğimiz  Doktor Toplantıları ile vakaları tek doktorun görüşüyle sınırlı bırakmıyor, tüm doktorlarımızın yorumlarını alıyoruz.

Merkezlerimizde Uygulanan Başarı Artırıcı Yöntemler

Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlığı Yaşayan Çiftler için ERA Testi

ERA testi (Endometrial Receptivity Assay) özellikle iyi kalite embriyo elde edilmiş olmasına karşın gebelik oluşmayan vakalar için etkili sonuç veren bir uygulamadır. Sağlıklı bir gebeliğin oluşması için embriyonun kalitesi kadar embriyonun tutunacağı rahim içi zarının özelliği de önem taşımaktadır. ERA testiyle transfer için rahmin en uygun zamanı belirlenerek gebelik olasılığı artırılabilmektedir. Test sonrası bulgular, tedavi programı ve embriyo transfer günü değiştirilerek çiftlerin gebelik başarısının artırılabildiğini göstermektedir.

Genetik Kaynaklı Başarısızlıklara Karşı NGS

Embriyonun detaylı ve hızlı bir şekilde incelenmesini sağlayan NGS teknolojisi, kromozom düzeyinde bozukluk taşımayan ve gebelik oluşturma kapasitesi en yüksek embriyoların tespit edilmesini sağlar. Kromozomların tümünün incelenmesine olanak sunan NGS ile embriyonun rahme tutunma şansını %80’lere kadar çıkarmak mümkün.

Nova Fertil olarak öncelikli amacımız, yeni teknolojileri ve uygulamaları dünyadaki prestijli merkezlerle eş zamanlı olarak hastalarımıza sunmak. Bu düşünceden hareketle 2016 yılından beri NGS gibi tüp bebek tedavisinde devrim niteliği taşıyan teknolojileri merkezlerimizde uyguluyoruz.

NGS teknolojisini özellikle aşağıdaki durumlarda öneriyoruz:

  • Erkeğe bağlı kısırlık
  • Sebebi bilinmeyen kısırlık
  • Tekrarlayan düşükler
  • Tekrar eden başarısız tüp bebek denemeleri
  • İleri yaş hastalar

Emriyoskop Sayesinde Embriyolarınız Güvende

Embriyoların gelişimleri hakkında detaylı bilgi veren Embriyoskop tekniğini Türkiye’ye ilk defa getiren ve uygulayan merkezlerden olmaktan mutluluk duyuyoruz. Embriyoskop teknolojisi sayesinde embriyolarınız 7/24 embriyoskoptan çıkarılmadan incelenebiliyor ve kaliteleri buna göre saptanıyor. Şu anda dünyada bulunan en dinamik takip sistemi olan embriyoskop ile gebelik başarı oranlarında ciddi artış gözlemlenmektedir.

Rahim Dinlendirme ile Yüksek Gebelik Şansı

Son yıllarda yapılan çalışmalarda, yumurta büyütmek için kullanılan ilaçların, kullanıldıkları süre içinde belirli oranda rahim iç zarını olumsuz etkileyebildiğini göstermiştir. Bu olumsuzluğu ortadan kaldırabilmek amacıyla tedavide elde edilen iyi kalitedeki embriyoları dondurup 1-2 ay tedaviye ara veriyoruz. Bu süreçte bahsi geçen ilaçların etkisi ortadan kalkıyor ve rahmin dinlenmesi sağlanıyor.

Rahim dinlendirme yönteminin başarılı olabilmesi için embriyoların son derece yüksek başarı oranları ile dondurulabilmesi ve istenildiğinde zarar görmeden çözülebilmesi gerekir. Rahim dinlendirme yöntemi uygulanan hastalarda, taze transfer yapılan hastalara oranla %5-15 kadar daha yüksek gebelik oranları sağlanabilmektedir.

Azospermik erkeklerden sperm elde etme

Azospermik erkeklerde sperm elde etme

Azospermi sorunu olan erkekler bazı tedavi yöntemleri ile bu sorundan kurtularak çocuk sahibi olma hayalini gerçekleştirebilmektedir.

Azospermi , menide hiç spermin bulunmaması anlamına gelmektedir. Bu durum tüm erkeklerin %1′ inde ve kısırlık sorunu ile başvuran erkeklerin ise %10 – %15′ inde rastlanmaktadır. Menide çoz az sayıda spermin bulunması olan şiddetli oligospermi ile azosperminin birbirlerinden ayırt edilmesi ve doğru tedavi yöntemine biran önce başlanması gerekmektedir. Bu durumun tespiti oldukça önemlidir. Zira oligospermi durumunda az sayıda bulunan sperm mikroenjeksiyon yöntemi ile kullanılabilir ve ekstradan test ve sperm elde etme yöntemlerine ihtiyaç kalmadan bu yöntemde başarı sağlanabilir.

Azospermi yaşayan erkekler bu sorunu sperm taşıyıcı kanallarının açık olmasına rağmen testislerde yeterli olgun spermin üretilememesinden dolayı yaşarlar. Testis yetmezliği olarak tabir edilen bu durum testislerin sperm üretilmesi için uyaran hormonların bozulması ya da testislerin kendisindeki bozukluklardan dolayı kaynaklanabilmektedir. Bu sorunu yaşayan erkeklerde tanı koyulmasının ardından ayrıntılı geçmiş takibi yapılır ve gereken laboratuar testleri yapılarak sorunun kaynağı bulunması gerekir. Bu testlerde FSH ve testosteron hormonları incelenir ve vas deferens adlı toplayıcı kanallarının bulunup bulunmadığına özellikle dikkat edilir. Fizik muayenesinin gerçekleştirilmesinde dikkat edilen bir diğer konu testislerin boyutunun değerlendirilmesidir. Testisler normal olması gerekenden ufak yani tıp tabiri ile atrofik ise sorun yapılan hormonal testler ile ortaya çıkarılabilmektedir. Bu durumlarda genellikle yüksek FSH ve düşük testosteron seviyelerine rastlanmaktadır. Primer testis yetmezliği olarak tabir edilen bu durumlarda genetik inceleme yöntemi önerilmektedir. Azospermi tedavisinde ilk olarak tek sorunun yalnızca erkeklerde azospermi olması gerekmektedir. Bu tedavide erkeklerde soruna sebep olan neden bulunur ve hormon tedavisi ile giderilir. Eğer asıl neden taşıyıcı kanallarda yaşanan sorun nedeni ile ise mikrocerrahi yöntemi ile taşıyıcı kanallar düzeltilerek bu sorun giderilebilmektedir .Ancak bu işlem son derece titizlik ve eğitim gereken bir işlemdir. Bununla birlikte PESA yöntemi ve PTSA yöntemi de bu sorunu yaşayanlar için kullanılabilmektedir.

Klinefelter Sendromu Nasıl Tedavi Edilir?

Erkeklerde kısırlık problemi farklı biçimlerle ortaya çıkar. Erkeklerde kısırlık çoğunlukla, kromozom sayısındaki bozuklukla ilgilidir. Klinefelter Sendromu adı verilen bu kromozom bozukluğu özellikle çok uzun boylu erkeklerde görülmektedir. Kol ve bacakların uzun olması bu sendroma sahip erkeklerin ortak özelliğidir. Gonadotropik hormonlar, beyinden salgılanır ve testosteron yapımına yardımcı olur.  Bu tip kişilerde gonadotropik hormonlar yüksek olmasına karşın, kanda yer alan testosteron seviyesi normalin altındadır. Bu erkeklerde testis boyutu ufaktır. Sperm çıkışının bulunmamasından kaynaklı olarak azospermi adı verilen kısırlık problemi meydana gelmektedir.

Klinefelter Sendromu Neden Olur?

Klinefelter Sendromu yaşayan kişilerde fazla bir X kromozomu söz konusudur. Her 700 kişiden birinde görülen bu durum, kısırlık problemlerinin de % 6’lık bölümünü kaplar. Azospermi sorunu olan erkeklerde bu sorunun oluşma ihtimali daha olağandır. Bu tip kişilerin oldukça ilginç özellikleri bulunur. Örneğin ergenliğe giriş, normalden daha geç sürebilmektedir. Erkeklerin testisleri büyük değildir, genelde sert yapıları dikkat çeker. Sperm üretimi genellikle durmuştur, sakal ve bıyık görece daha az çıkar. Doğal bir yöntemle gebelik söz konusu değildir. Hastaların ilk olarak sperm üretimi gerçekleşir. Ardından tüp bebek tedavisine yönlendirilir. Mikro-TESE adı verilen tedavi yöntemi devreye girmektedir. Bu yöntemle ameliyat vasıtası ile sperm üretilmeye çalışılır. Spermin üretilmesi durumunda mikroenjeksinoyn uygulaması gerçekleşir. Mikro TESE ve mikroenjeksiyon uygulamaları her 2 hastadan 1 tanesinde olumlu sonuç verir.

TESE’de Bir Kez Sperm Çıkmazsa Bir Daha Çıkma Olasılığı Nedir?

Erkeklerde kısırlık sorununda kullanılan TESE yöntemi sperm olmayan ya da çok az spermi olan bireylerde uygulanmaktadır.

TESE’de Bir Kez Sperm Çıkmazsa Bir Daha Çıkma Olasılığı Nedir?

Tese yöntemi erkeklerde kısırlık sorunuyla karşılaşan bireylere uygulanmakta olup yaygın bir yöntemdir. Spermin az olması veya hiç bulunmaması durumunda kadının gebe kalması mümkün olmaz denecek olasılıktadır. Erkeklerde bulunan bu rahatsızlık azoospermi olarak adlandırılır yani sperm depolama alanlarında sperm bulunmaması demektir.

Tese yönteminde erkek bireyin testisinden örnek alınır ve bu örnek dört farklı bölümden alınmaktadır. Cerrahi işlem ile alınan bu doku örneklerinde sperm bulunursa mikroenjeksiyon yöntemi ile döllenme işlemi gerçekleştirilir. Erkeklerde meydana gelen azoospermi sorunlarında oldukça başarı sağlayan TESE yöntemi, inmemiş testis, küçük testis gibi rahatsızlarda daha düşük başarı sağlamaktadır. Bu nedenle TESE operasyonu öncesinde azoospermin neden kaynaklandığını bulmak ve kaynağına göre tedavi yöntemi uygulamak gerekir.

TESE’de Başarısızlık

TESE işleminin başarı şansı yaklaşık %50’nin üzerindedir. Fakat bazı hastalarda bu başarı az olabilir ya da hiç olmayabilir. İkinci bir TESE denemesinde ise daha fazla başarı şansı olabilir. Çünkü ilerleyen teknoloji ile birlikte kısırlık sorunu tedavisi de gelişmektedir ve daha başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Ülkemizde spermlerin dondurulması yasaktır. Fakat evli çiftler sperm dondurma işlemini gerçekleştirebilir ve sonrasında tüp bebek tedavisi için kullanabilirler. İlk deneme başarısız olsa dahi diğer tüp bebek denemelerinde dondurulmuş spermler kullanılır ve şanslarını tekrar deneyebilirler.

TESE’de başarı şansını arttırmak için önerilen yöntemler şunlardır;

Testosteron yükseltilmesi ve HCG tedavisi,

FSH yükseltilmesi,

Testosteron-Östrojen oranının ayarlanması,

FSH düşürülmesi.

Spermi Olmayan Erkekler Baba Olabilir mi?

Geçmiş dönemlerde baba adayları, canlı sperm eksikliğinden dolayı hiçbir şekilde baba olamıyordu. Fakat bugün teknolojide artan imkanlarla beraber erkekler kolayca baba olabilmektedir. Peki spermi olmayan erkekler baba olabilir mi?

Çiftlerin çocuk sahibi olamamasında sorunun kaynağı hemen hemen yarı yarıyadır. Bunların çok farklı nedenlerini sıralamak mümkündür. Örneğin kemoterapi veya radyasyon tedavisi görmüş bir erkek, bu durumlardan kolayca etkilenir. Öte yandan testis kanserleri, aşırı kilolu olmak ya da aşırı zayıf olmak, sigara ve alkol gibi alışkanlıklar, sperm üretimini durma noktasına getirir.  Bazı durumlarda sperm üretimi devam etse bile kanalların tıkanık olmasından dolayı kısırlık meydana gelebilir.

Spermi Olmayan Erkekler İçin Hangi Tedavi Önerilir?

Sperm sayısı düşük kalan erkekler, mikroenjeksiyon yöntemine başvurmalıdır. Bu uygulama tüp bebek tedavisinde sıklıkla uygulanır. Bu şekilde canlı sperm hücreleri büyütülmektedir. Bu sayede büyütülen spermlerden bozuk yapıda olanlar ayrılabilir. Bir de spermi hiç bulunmayan erkekler vardır. Bu durumda da baba olmak mümkündür. Bu durumda da mikro TESE isimli yöntem uygulanır.

Erkeğin testislerinden alınan dokularla beraber sperm üretimi ortaya çıkarılır. Bugün sperm üretimi durmuş birçok erkek mikro TESE yöntemine başvurur. İlacın çözüm olamadığı durumlarda başvurulan en sağlam yöntemdir. Ortaya çıkarılan spermler, mikroenjeksiyon aracılığı ile kadınların yumurtalarına transfer edilebiliyor. Bu da embriyonun gelişimini ve gebeliği ortaya çıkarabilmektedir. Erkeklerde hiç sperm bulunmama durumuna azoospermi adı verilir. İlk etapta azoospermi olan erkeklerin hormonları analiz edilir. Bazı durumlarda hormon takviyesi yapılır ve ameliyatsız şekilde sperm üretimi gerçekleşir.