Tüp Bebek Güvenlik sistemi nedir?

Tüp Bebek Güvenlik sistemi nedir?
Türkiye’de ve dünyada yaygınlaşan tüp bebek tedavilerinde son zamanlarda yaşanan yumurta ve spermin karıştırılması sonucu ortaya çıkan kötü örnekler, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmuştur. Tüp bebek tedavilerindeki bu güvenlik açığını engellemek üzere, tamamen %100 Türkiye’de AR-GE ‘si yapılmış ve geliştirilmiş olan TupbebeX ID – Tüp Bebek Güvenlik sistemi, hastaların ve tüp bebek tedavi merkezlerinin, tedavi süresince güvende olmalarını ve oto kontrolü sağlamaktadır.

Sistem, kablosuz elektronik radyo dalgaları olan RFID sistemi ile çalışmaktadır. Tedavi başlangıcında hastaya verilen Hasta Kartı ile tedavi süresince kullanılacak olan kablosuz kullan-at etiketler eşleştirilmektedir. Gerek laboratuvar, gerekse ameliyathane içerisinde, tüm işlemler kablosuz olarak doğrulama işleminden geçmektedir. Aynı zamanda kullanılan tüm kullan-at materyallerinin hepsinin üzerinde hasta-eş adı ve hasta numarası etiketleri bulunmaktadır.

Tüp Bebek Güvenlik sistemi nasıl çalışıyor?
Laboratuvarda ki işlemler, sadece yetkilendirilmiş personeller tarafından yapılır. İşlem sırasında hasta ameliyathane de ki LCD ekranından işlemler hakkında bilgi sahibi olur ve kimlik bilgilerini görür. Hasta LCD panelde ki bilgileri görerek güvenliği pekiştirir. Laboratuvar personeli dokunmatik panelleri kullanarak hasta ile ilgili verileri sisteme girebilir. Tüm yapılan işlemler, personel, tarih-saat, işlem türü vb. tüm hareket bilgileri ana bilgisayar üzerinde kayıt altında tutulur.

Tüp Bebek Güvenlik sisteminin avantajları nelerdir?
Klasik yöntemle çalışan Tüp bebek merkezi laboratuvarlarında oluşabilecek karışıklıkları önlem için, eksiksiz bir güvenlik sistemidir. Bunun yanında laboratuvar personellerinin, sistem iş akışına uymasını sağlar. Personel insiyatifinde değil, sistem kontrolünde bir iş akışı sağlanır.

Cinsel perhiz süresi tüp bebek başarısını etkiliyor!

Gebelik arzulayan bazı çiftler, defalarca tüp bebek tedavisi görmelerine rağmen gebelik elde edemiyor. Ardı ardına alınan olumsuz denemeler ise çiftleri maddi – manevi zor durumda bırakıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı OP. DR. Dilek İncesu, son yıllarda özellikle teknolojik gelişmeler ile gebelik başarısında ciddi artış olduğuna dikkat çekiyor

Gebelik arzulayan bazı çiftlerin, tekrarlayan kereler tüp bebek tedavisi görmelerine rağmen gebelik elde edemiyor oluşu ve ardı ardına alınan olumsuz sonuçlar tüp bebek tedavilerinde bebek sahibi olma hayali kuran çiftleri ve merkezleri yeni yöntemler keşfetmeye davet ediyor.
TEKRARLAYAN TÜP BEBEK DENEMELERİNE RAĞMEN GEBELİK ELDE EDİLEMİYORSA DİKKAT!
Daha önce tekrarlanan tüp bebek sahibi olma denemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftler için Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı OP. DR. Dilek İncesu önemli açıklamalarda bulundu: “Bu durumun birçok sebebi olabilir. En önemli faktörlerden biri, elde edilmiş embriyoların kalitesi. Kaliteli embriyonun tutunma olasılığı daha fazla. Kaliteye de etki eden en önemli faktör kadın yaşı ve sperm durumudur. İki ve daha fazla denemede, iyi kalite embriyo elde edilemedi ise ve yaş sorunumuz yok ise sperme yönelmek gerekir. Başarı elde edebilme noktasında en iyi spermi seçmek son derece önem taşıyor”
GENETİĞİ HASARLI SPERMLERİ AYIKLAMAK ÖNEMLİ
OP. DR. Dilek İncesu, sözlerini şöyle sürdürdü: “En iyi sperm seçimi özel bir takım büyütme yöntemleri ile seçilebiliyor. Aynı zamanda özel akışkanlar kullanılarak doğala en yakın spermler seçilebilir. Özellikle genetiği hasarlı spermleri ayıklamak çok önemli. Bunun için en az 3 ay düzenli ilaç kullanılması gerekebilir ancak bizim de üzerine çalıştığımız ve 2017 yılında Avrupa Üreme Kongresi’nde sunumunu yaptığımız bir yöntem var: Yumurtaları döllemek için kullanılacak olan spermleri klasik cinsel perhiz süresi ile değil de çok kısa perhiz süresi sonunda almak. Böylece, beklemiş ve DNA’sı hasarlı spermler yerine geriden gelen dinamik spermleri kullanıyoruz. Sonuçta da, daha iyi döllenme ortaya çıkıyor. Bu da gebe kalma oranını büyük bir oranda olumlu etkiliyor.

İYİ KALİTE EMBRİYO SAĞLIKLI GEBELİK ŞANSINI ARTIRIYOR
Bu yöntem ile DNA’ları daha sağlıklı spermlerin işleme alınması mümkün oluyor. Döllenme iyi olunca iyi kalite embriyo oranında artma izleniyor. Zaten iyi kalite embriyo var ise, sağlıklı gebelik şansımız da artıyor. Bu yöntemi özellikle sperm DNA hasarı olan ve ikiden fazla denemede iyi kalite embriyo verilememiş veya verilmiş ancak tutunma olmamış olgulara öneriyoruz. Çiftlere de ek maliyeti yok. Herhangi bir işlem yapılmıyor.

İnfertilite belirtilerinde uygulanan testler nelerdir?

İnfertilite belirtilerinde uygulanan testler nelerdir?

Bir çiftin doğal yolla bebek sahibi olamaması durumu kısırlık (infertilite) olarak adlandırılıyor. Kadın ya da erkekte kısırlıktan şüphelenilmesi için öncelikle 35 yaşın altındakilerin bir yıl, 35 yaşın üzerindekilerin 6 ay süre ile korumasız düzenli aralıklarla cinsel ilişkide bulunmuş olması gerekiyor. İnfertilitenin kaynağının bulunması için kadın ve erkeğe yönelik farklı testler uygulanıyor, “Erkekte kısırlık araştırması yapılırken tüp bebek merkezinin yönlendirmesiyle embriyologlar tarafından sperm testi yapılır. Kadından kaynaklı kısırlık durumlarında ise pelvik bölge muayenesi, ultrasonografi, yumurtalıkların çalışma durumunun kontrolü için hormon testleri (FHS, LH), yumurtalıkların rezervini ölçen testler, rahim filmi (HSG) ve sulu ultrason (sis) uygulanmaktadır. Tüm bu test, tahlil ve muayenelerin biri ya da bir kaçı uygulanarak kısırlığın sebebi bulunur ve bu paralelde tedavi uygulanır

SGK VE NOVA FERTİL ANLAŞMASI İLE SGK’LI VATANDAŞLARIMIZ TÜP BEBEK MERKEZİMİZDEN FAYDALANABİLECEKTİR

Sgk ve Nova Fertil Anlaşması ile Sgk’lı vatandaşlarımız tüp Bebek Merkezimizden Faydalanabilecektir

Tüp bebek için SGK’dan destek almak için:

  • Tedaviyi görecek kişinin en az beş yıldır genel sağlık sigortalısı ya da sigortalı kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişi olması gerekir. Yani kendiniz ya da eşiniz üzerinden 900 gün genel sağlık sigortası prim gün sayınızın olması gerekir.
  • Yapılan tıbbi tedaviler sonucunda normal yöntemlerle çocuk sahibi olunamadığına ve ancak yardımcı üreme teknikleri ile çocuk sahibi olunabileceğine dair sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
  • Tüp bebek tedavisi bedellerinin ödenebilmesi için, tedavi görecek olan kadında gebeliğin sürdürülmesine engel bir rahatsızlık bulunmadığına dair onayın da kurum raporunda yer alması gerekir.
  • Başvuranlar 23 yaşından büyük, 39 yaşından küçük olmalıdır. Tüp bebek tedavisi sürecinde embriyo transferinin yapıldığı gün, kadının 40 yaşından gün almamış olması gerekir.
  • Tüp bebek tedavisinin yapıldığı merkezin Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşması bulunmalıdır.

 

Tüp bebekte 2018 yılı devlet desteği ne kadar?

Sosyal Güvenlik Kurumu yönetmeliğinde yer alan bilgilere göre, tüp bebek tedavisinde birinci denemede %30, ikinci denemede %25, üçüncü denemede %20 oranında olmak üzere bu tedaviler için belirlenen bedeller üzerinden katılım payı alınıyor.

 

Yardımcı üreme yöntemi katılım payları, tedavinin sağlandığı sağlık hizmeti sunucusunca kişilerden tahsil ediliyor.

Tüp Bebek Tedavisinde Mikro Çip Yöntemi

Günümüzde hemen her çiftin en büyük hayali şüphesiz, bebek sahibi olmak. Fakat bazen karşımıza bazı engeller çıkabiliyor. Kısırlık sorunlarında sıklıkla erkek faktörü de karşımıza çıkmakta. Sperm sayılarındaki azalma ya da yetersizlik adayların spontan gebelik şansını düşürebilmektedir. Fakat son dönemlerde teknolojide ve tıpta olan gelişmeler yüz güldürücü.

Günümüzde hemen her çiftin en büyük hayali şüphesiz, bebek sahibi olmak. Fakat bazen karşımıza bazı engeller çıkabiliyor. Kısırlık sorunlarında sıklıkla erkek faktörü de karşımıza çıkmakta. Sperm sayılarındaki azalma ya da yetersizlik adayların spontan gebelik şansını düşürebilmektedir. Fakat son dönemlerde teknolojide ve tıpta olan gelişmeler yüz güldürücü.
Harvard Üniversitesi’nde bir Türk Bilim Adamı tarafından geliştirilen Mikroçip Yöntemi bu konuda atılan önemli adımlardandır. Aynı anda Konya Nova fertilde de uygulanmaya başlanılan bu yöntem gün geçtikçe yaygın hale gelmektedir. Yapılan çalışmalar sonucunda bu yöntem ile gebelik şansının arttığı gözlenmiştir. Mikro akışkan çip teknolojisi ile mevcutta olan spermler arasından en sağlıklı ve ideal olan rahatlıkla ayrıştırılabiliyor. Bu da, daha sağlıklı embriyo oluşturulabileceği ve gebelik şansının artabileceği anlamına geliyor.
Erkek adayın sperm sayısının az olduğu durumda, tüp bebek yönteminde mikro çip uygulamasının uygulanması büyük bir avantaj sağlayabiliyor. Tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bu yöntemi tercih etmeleri durumunda ortaya çıkan tablo oldukça başarılıdır.
Mikro Çipli Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Uygulanır?
Tüp bebek tedavisinde, doğal yollardan gebe kalamayan adayların gebe kalabilmeleri için birçok çalışma yapılmaktadır. Bunlardan biri de mikroçip kullanımıdır. İlk olarak anne adayının yumurta sayısının arttırmak için uygun tedaviye başlanılır. Bu süreçte anne adayına hormon takviyesi uygulanır. Yeterli sayıda ve kaliteli yumurta elde edildiğinde, bu yumurtalar baba adayından alınan sperm hücreleri ile laboratuvar ortamında döllendirilir ,gebelik sağlanmaya çalışılır.
Sperm hazırlamasında mikroçip sağlıklı spermleri bulmada daha etkin bir yöntem olması nedeniyle başarı oranlarını arttırmada çok daha etkin bir yöntemdir. Bu yöntem her ne kadar bildiğimiz tüp bebek yöntemi olsa da, sağlıklı ve kaliteli embriyoların seçilerek uygulanabilme şansını bize sağladığından, mikroçip kullanımıyla gebelik şansı da büyük ölçüde artacaktır.

Harvard Üniversitesi’nde bir Türk Bilim Adamı tarafından geliştirilen Mikroçip Yöntemi bu konuda atılan önemli adımlardandır. Aynı anda Konya Nova fertilde de uygulanmaya başlanılan bu yöntem gün geçtikçe yaygın hale gelmektedir. Yapılan çalışmalar sonucunda bu yöntem ile gebelik şansının arttığı gözlenmiştir. Mikro akışkan çip teknolojisi ile mevcutta olan spermler arasından en sağlıklı ve ideal olan rahatlıkla ayrıştırılabiliyor. Bu da, daha sağlıklı embriyo oluşturulabileceği ve gebelik şansının artabileceği anlamına geliyor.

Erkek adayın sperm sayısının az olduğu durumda, tüp bebek yönteminde mikro çip uygulamasının uygulanması büyük bir avantaj sağlayabiliyor. Tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bu yöntemi tercih etmeleri durumunda ortaya çıkan tablo oldukça başarılıdır.

Mikro Çipli Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Tüp bebek tedavisinde, doğal yollardan gebe kalamayan adayların gebe kalabilmeleri için birçok çalışma yapılmaktadır. Bunlardan biri de mikroçip kullanımıdır. İlk olarak anne adayının yumurta sayısının arttırmak için uygun tedaviye başlanılır. Bu süreçte anne adayına hormon takviyesi uygulanır. Yeterli sayıda ve kaliteli yumurta elde edildiğinde, bu yumurtalar baba adayından alınan sperm hücreleri ile laboratuvar ortamında döllendirilir ,gebelik sağlanmaya çalışılır.

Sperm hazırlamasında mikroçip sağlıklı spermleri bulmada daha etkin bir yöntem olması nedeniyle başarı oranlarını arttırmada çok daha etkin bir yöntemdir. Bu yöntem her ne kadar bildiğimiz tüp bebek yöntemi olsa da, sağlıklı ve kaliteli embriyoların seçilerek uygulanabilme şansını bize sağladığından, mikroçip kullanımıyla gebelik şansı da büyük ölçüde artacaktır.

 

Preimplantasyon Genetik taramanın tüp bebekte başarı oranı nedir?

Preimplantasyon Genetik Tarama ile gebelik başarı oranınızı artırabilirsiniz.Preimplantasyon Genetik taramanın tüp bebekte başarı oranı çiftler tarafından oldukça çok merak edilmektedir.

Preimplantasyon Genetik taramanın tüp bebekte başarı oranı nedir?

PGS yani Preimplantasyon Genetik Tarama , embriyoda herhangi bir anomalinin ya da kromozomal sorunların tespit edilebilmesi için tercih edilen başlıca yöntemlerin başında gelmektedir. Kromozomların sayısının normalinden az ya da daha çok olması durumlarında ortaya çıkan anomalilerin tespit edilmesi ve kromozomlardaki problemlerin incelenmesi açısından oldukça önemli olan bu yöntem , doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftler için de bir umut olabilmektedir. Daha çok yaşı ilerlemiş kadınlarda rastlanan kromozomal anomalilikler , PGS yöntemi ile embriyolar rahme transferi öncesinde kromozomların incelenmesi sonucu tespit edilir ve risk açısından araştırması yapılır. Bu noktada eğer embriyoda kromozomal bozukluk veya anomali tespit edilirse sağlıklı embriyoların kullanılması açısından oldukça kullanışlı bir yöntemdir.

Tüp bebek tedavisine yönelen çiftler bu tedaviden bir sonuç alamıyor ve tedavi ile elde edilen embriyolar anne rahmine tutunamıyor ise tüp bebek tedavisinde meydana gelen başarısızlıklar bir durumun habercisi olabildiğinden bu noktada genetik tarama oldukça önemli bir hal almaktadır. Daha çok kistik fibrozis , talesemi , döngeli yapısal translokasyon riski taşıyan çiftler için uygulanan Preimplantasyon Genetik Tarama , sorunun tespiti ve tedavinin gerçekleşmesi açısından çiftlerin çocuk hayalini gerçekleştirebilir. PGS yöntemi , embriyo oluşturulmasının ardından laboratuar ortamında 8-10 hücreye ulaşılmasının ardından takip edilerek kromozomolara gerekli analiz yapılması gerekmektedir. Söz konusu analiz özellikle , düşük ve canlı doğumlarda görülen kromozomal bozuklukların en çok görüldüğü 13, 16 , 18 , 21 , 22 , X , Y kromozomlarında uygulanmalıdır. Süreç kromozomların izlenmesi ve bozukluk olmayan embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesi ile işler. Bu sayede gebelikte başarı oranı artış gösterir.

Çiftlerin ikisinde de sorun görünmüyorsa nasıl bir tüp bebek yöntemi uygulanır?

Herhangi bir sorun olmaksızın gebelik elde edemeyen çiftler tüp bebek tedavisine başvurabilir.Çiftlerin ikisinde de sorun görünmüyorsa nasıl bir tüp bebek yöntemi uygulanır?

Çiftlerin ikisinde de sorun görünmüyorsa nasıl bir tüp bebek yöntemi uygulanır?

Çocuk hayali olan çiftlerin doğal yollarla gebelik sağlayamaması sonucunda tercih edilen en yaygın yardımcı gebelik yöntemi tüp bebek tedavisi olarak karşımıza çıkar. Çiftler özellikle doğal yollardan gebeliğin neden elde edilemediği sorusunun çözümü olarak başvurduğu tüp bebek tedavi yönteminde sorunun tespit edilip tedavinin gerçekleştirilmesi ve sağlıklı gebeliğin elde edilmesi amaçlanır. Sorun kadın veya erkekte olabildiği gibi bütün faktörlerin incelenmesinden sonra herhangi bir sorun tespit edilemeyen çiftler ise tüm çiftlerin %20′ sini oluşturuyor. Yani her 10 çiftden 1 ya da 2 si bir sorun olmamasına karşın gerçekleşmeyen gebelik nedeni ile doktora başvuruyorlar. Herhangi bir sorunun tespit edilemediği çiftlerde öncelikle bu konuda uzman bir ekip ile çocuk sahibi olmak isteyen çiftler sonucunda gerçekleştirilecek görüşme ile en doğru tedavi yönteminin belirlenmesi amaçlanır. Tedaviler ucuz ve kolay yöntemlerden başlanılarak pahalı ve zor yöntemlere doğru bir süreçle kararlaştırılır. Bu noktada en önemli unsurlardan bir tanesi de çiftin evlilik süresidir. Çiftlerin evlilik süresinin kısa olduğu ve spermlerin kaliteli olduğu durumlarda eğer anne adayının yaşı küçük ise öncelikle aşılama yöntemine başvurulması gerekir. Ancak sırası ile denenen bu yöntemlerin tekrar edilen denemeler sonucunda herhangi bir başarı elde edilememesi durumunda ise bu yöntemleri tekrar denemeye gerek görülmez. Başarısız olunan tedavi yönteminin ardından bir diğer tedavi yöntemine geçilmesi gerekir. Eğer aşılama yöntemi çiftlerde başarı sağlamıyorsa tedavinin üzerinden belirli bir sürenin geçmesinin ardından tüp bebek tedavi yöntemi tercih edilebilir. Özellikle nedeni tam olarak açıklanamayan kısırlık sorunlarında çeşitli tedavi yöntemleri tercih edilir. Bu yöntemler sırası ile uygulanarak gebelik tedavisinde başarı amaçlanabilir. Ancak söz konusu tedavilerin de başarısız sonuçlanmasının ardından en son tercih tüp bebek yöntemi olarak karşımıza çıkar.

Tüp bebek yönteminde neden daha sık çoğul gebeliğe rastlanır?

Tüp bebek tedavisinde çoğul gebelik riskinin neden daha sık olarak görüldüğünü sizler için araştırdık.

Tüp bebek yönteminde neden daha sık çoğul gebeliğe rastlanır?

Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan anne ve baba adayları için tüp bebek tedavisi her yıl binlerce çifte umut ışığı olmaktadır. Tüp bebek tedavisinde çoğul gebelik riski normal gebeliğe göre daha fazla olmaktadır. Bu durum transfer embriyonun sayısından kaynaklanmaktadır. Çoğul gebelikte doğal yollardan gebe kalmaya göre daha fazla olan tüp bebek tedavisinde tedavinin sonucunda %30 oranında çoğul gebelik durumu görülmektedir. Aslında uzun yıllar çocuk hasreti çeken çiftler için çoğul gebelik durumu oldukça sevindirici gelse de bu durumun riskleri mevcuttur. Anne adayının hamilelik sürecinde ve doğum aşamasında risklerin yaşanabileceği bir durum olan çoğul gebelik durumunun önlenmesi için tüp bebek aşamalarında embriyo transferi sayısına yasal olarak belirli düzenlemeler getirilmiştir. Yasal sınıra göre 35 yaşından küçük olan anne adayının ilk tüp bebek denemesinde yalnızca bir embriyo transferi gerçekleştirilebilmektedir. Düzenleme ile çoğul gebelik riski kontrol altına alınmaya çalışılmıştır.

Çoğul gebelikte meydana gelecek olan riskleri şöyle sıralayabiliriz ; Erken doğum , yüksek kan basıncının meydana gelmesi , şeker hastalığı riski , materyal kanama gibi riskler.

Çoğul gebeliğin oranı 90 gebelikte 1 olarak belirlenmiştir. Belirlenen oranda ortalama olarak 1/3’ ü tek yumurta ikizi olarak karşımıza çıkar. Ancak üçüz gebelikler belirtilen orana göre daha az görülmektedir. Tüp bebek tedavisinde risklerin minimuma indirilmesi için çoğul gebelik şansının azaltılmaya çalışılması oldukça önemlidir. Çoğul gebelik riski bazı kişilerde daha sık görülmektedir bunlar ;

  • Anne yaşının ileri olması durumunda ,
  • Belirli ırklarda çoğul gebelik riski artar ,
  • Tüp bebek tedavisinde birden fazla embriyonun transferi ile ,
  • Önceden çoğul gebelik riski bulunan anne adaylarında .

Doğal Döllenme Sağlayacak Yeni Bir Tüp Bebek Cihazı

Doğal döllenme sağlayacak yeni bir tüp bebek cihazı geliştirildi.Tüp bebek tedavisinde yeni bir tedavi yöntemi Birleşik Krallıklarda önerilmeye başlandığı ve tedavinin vücutta döllenmenin başlamasına imkan sağlayacağı söyleniyor.

Çiftlerin çocuk sahibi olmak için başvurdukları tüp bebek tedavisinde gelişen teknoloji ile farklı tedavi yöntemleri çıkıyor. Bu tedavi yöntemlerinin çeşitliliği çiftlere umut doğuruyor olup kullanılmaya başlanıp sonuç alınması için insanların sabırsızlandığı gözlemleniyor. Yeni bir tedavi yöntemi ile ebeveynlerin bebek sahibi olma olasılığı artış gösterdiği vurgulanıyor. Birleşik Krallıklarda önerilen tüp bebek tedavi sürecinde kullanılacak olan bebek cihazının vücutta döllenmeyi sağlayacağı belirtildi.

Tüp bebek tedavisi denilince ilk olarak yumurtaların yumurtalıklardan alınması, embriyoların seçilmesi, bir inceleme laboratuvarda sperm döllenmesi aşamaların gerçekleştirildiği tedavi olarak biliniyor. İngiltere de konu ile ilgili yapılan bir çalışmada yumurta ve sperm hücrelerinin küçük bir kapsül içerisinde yerleştirildiği ve rahime yerleştirilmesi ile embriyoların yetiştirilmesine imkan sağlıyor. AneVivo olarak adlandırılan bu cihaz ile bahsedilen tedavi süreci hız kazanıyor.

Yapılan bu tedavi yöntemi ile ebeveynlerin psikolojik olarak da döllenme sürecine kendilerini hazır hissettikleri ve erken embriyo sürecine daha yakın olduklarını gösteriyor. Yapılan çalışmalar neticesinde bu yöntemin embriyonun vücudun içerisinde geçireceği zamanın en üst seviyeye çıkarılması planlanıyor. Bu çalışmalar ile deneye tabii tutulan kadınların tedavi sürecinden sonra büyük oranda hamilelik oranının artış gösterdiği söyleniyor. Bu tedavi sürecinin İngiltere de uygulandığı ve ücret olarak 700 sterlin yani 3 bin TL ödendiği söyleniyor. İlerleyen zamanlarda bu tedavi sürecinin yaygınlık göstermesi ile insanlar üzerinde olumlu sonuçlar doğurmasına sebebiyet vermesi bekleniyor. Gelişen teknoloji ile de tüp bebek tedavisinde yeni yöntemlerin çıkacağı tahmin ediliyor. Çiftlerin ise tüp bebek tedavisin de olumlu sonuçlar edinebilmek için her türlü tedavi yöntemlerini denemekte ısrarcı oldukları görülüyor.

Tüp Bebekte Yeni Ameliyat Teknikleri

Tüp bebekte yeni ameliyat teknikleri ve gelişen teknoloji birçok çiftin bebek sahibi olmasını sağlıyor.

Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin başvurdukları bir yöntem olan tüp bebek tedavi yöntemi kapsamından bazı tedavi teknikleri bulunuyor. Bu tedavi teknikleri başarı oranının arttırmaya yardımcı oluyor. Öncelikle tüp bebek tedavisinde tanısal bir tedavi tekniği Histeroskopi tedavisi karşımıza çıkıyor.

Tüp bebek tedavisinde önce tanısal Histeroskopi

Tüp bebek tedavi süreci başlamadan önce önemli bir aşama tanısal histeroskopidir. Bu işlem ilk etapta muayene şartları ile gerçekleştiriliyor. Rahim içi boşluğunun hacmi ile şekli hakkında net bir bilgiye ulaşan yöntemde endometrium tabakasının kalınlığı ve yapısı hakkında bilgiye de ulaşılabiliyor. Histeroskopinin bir diğer çözüm yolu da HSG ve 3 boyutlu yapılan ultrasonografidir.

Tüp bebek öncesi tedavi amaçlı histeroskopi

Yapılması düşünülen tedavi için öncelikle rahim içi anomalilerin tedavisi yapılıyor. Sonrasında histeroskopinin yapılmasının gerekli olup olmadığı kesinleştiriliyor.

Tüp bebek öncesi tanısal Laparaskopi

Hastahanede yatış gerektiren bir tedavi olan laparaskopi, çoğu hastların %2 veya %3 ünde ortaya çıkan komplikasyonlat ile hayati risk içeren sonuçlara sebebiyet vermektedir. Yapılan tetkitlerde anormal bir durum ile karşılaşıldığında bu tedavi uygulaması yapılır.

Tüp bebek tedavisi öncesi tedavi amaçlı laparoskopi

Tüp bebek tedavi süresi öncesinde başarı oranının arttırmak için yapışan tedavi laparoskopi tedavisinin bazı endikasyonları bulunuyor. Mesela; tüplerde sıvının bulunmamasına bağlı olarak salpingektomi uygulanabilir. Bunun yanı sıra çikolata kisti endikasyonları biraz daha komplike olmaktadır.

Tüp bebek öncesi histeroskopi ile laparoskopi uygulamaları başarıyı arttırır mı?

Bu iki tedavi teknikleri gerekli olan durumlarda uygulanmalıdır. İşlemler, tanısal ve tedavi ihtiyacına yönelik yüksek performans gösteriyor. Tedavi öncesinde göz ardı edilmemesi gereken teknikler olarak da belirtiliyor.