Sperm Sayısı Kaç Olmalı?

Sperm Sayısı Kaç Olmalı?

Baba Adaylarının  büyük kısmı şu sorunun cevabını merak ediyor; çocuk sahibi olabilmek için sperm sayısı kaç olmalı? Novafertil  Olarak bizler bu sorularınıza cevaplarını web sitemizi  ve sosyal medyamızı ziyaret ederek alabilirsiniz

Erkeklerde sperm gelişimi ve üretimi  ergenlikle başlar ve ileri yaşlara kadar sürekli olarak devam eder. Sperm sayısı kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu durum kişilerin sahip olduğu genetik mirasa, anne karnındaki gelişimleri esnasında maruz kaldıkları çevresel veya fizyolojik değişikliklere ve hayat standartlarına göre değişmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü, belirli aralıklarla androloji çalışmaları için kılavuzlar yayınlıyor ve bu kılavuzlara göre sperm sayısı için verilen alt limit, mililitrede 15 milyon, toplam semen örneğinde de 40 milyon spermin olması. Bu sayının altında sperm sayısına sahip bireylerde çocuk sahibi olabilme süresi uzuyor.

Sperm Hareketliliği Kaç Olmalı?

Bebek sahibi olmak için sperm sayısının yüksek olması tek başına yeterli değildir. Sayının yanında hareketlilik ve morfoloji de çok önemlidir. Semen örneğinde 100 milyon spermi olan fakat bu spermlerinin %30’u hareketli olan kişi ile 50 milyon spermi olup bu spermlerin %60’ı hareketli olan kişinin çocuk sahibi olma şansı farklı değildir. Sperm hareketliliği değerlendirilirken sperm ileri hızlı hareketlilik kaç olmalı ve hareketsiz sperm sayısı kaç olmalı gibi unsurlar da göz önünde bulundurulur.

Hareketli spermlerin ne kadarının normal bir şekil yapısına sahip olduğu da son derece önemlidir. Genellikle hastalarımız duyduklarında çok şaşırıyorlar ama biz incelediğimiz örneklerde eğer 100 spermden 4’ünü normal olarak görmüşsek, sonucu normal olarak kabul ediyoruz. Bu da şu demek, üretilen 100 spermden %95’i üretim sırasında hatalı olarak paketlenebiliyor. Son yıllarda bir de bu parametrelere, spermin taşıdığı genetik materyalin (DNA’nın) ne kadar hasarlı olup olmadığının kontrolü eklenmiştir.

Normal Sperm Değerleri

  • Miktar(volüm) 2.0 ml ve üzeri,
  • pH 7.2 ve üzeri,
  • ml’de sperm sayısı (konsantrasyon) 15 milyon/ml ve üzeri,
  • Total sperm sayısı 30 milyon/ml ve üzeri,
  • Hareketlilik (motilite) %50 ve üzeri A+B derecesinde hareket veya A derecesinde %25 ve üzeri derecelendirme (Grade),
  • +4 veya A: Hızlı ileri hareket,
  • +3 veya B: yavaş ileri hareket,
  • +2 veya C: yerinde hareket,
  • +1 veya D: hareketsiz,
  • Şekil (morfoloji) %4 ve üzeri (Kruger’e göre),
  • Canlılık (viability) %75 ve üzeri,
  • Lökosit (iltihap hücresi) 1 milyon/ml’nin altında.

Bu parametreleri tek başına değerlendirmenin doğru olmayacağını hatırlatmakta fayda var. Genel olarak mililitrede sayı, hareketlilik, morfoloji kriterleri beraber değerlendirilerek infertilite durumu hakkında bilgi edinilir. Azoospermik erkeklerde mutlaka konsantrasyon (santrifüj) sonrasına bakarak oluşan çökeltide sperm olup olmadığı incelenmelidir. Tüp bebek nasıl olur

Sperm Sayısını Artırmak Mümkün mü?

Sperm azlığının sebebi; herhangi bir anatomik veya genetik bir bozukluk değilse veya kişi ateşli bir hastalık geçirmemişse yaşam kalitesinin artırarak sperm sayısını artırabilir. Kaliteli bir yaşam için sigara ve alkolden uzak durulması, düzenli ve sağlıklı beslenmeye özen gösterilmesi ve düzenli egzersiz yapılması önerilir.

Günümüzde piyasada özellikle antioksidan veya besin takviyeleri şeklinde sunulan, sperm sayı veya kalite artırıcı özelliği olduğu söylenen ürünler mevcuttur. Adı geçen ürünlerin faydalı olabilmeleri için yukarıda belirttiğimiz anatomik ve genetik problemlerin mevcut olup olmadığı detaylı olarak incelenmeli ve bu tip tedavilerin muhakkak bir sağlık personeli gözetiminde düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi halde yüksek miktarda alınan bu maddelerin yarardan çok zararının olabileceği unutulmamalıdır.

Yaşam Şekli ve Kıyafetler Sperm Sayısına Etki Eder mi?

Yaşam şekli ve kıyafetler sperm sayısına etki edebilir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi özellikle beslenme alışkanlıkları sperm yapımı üzerine etkilidir. Kötü beslenme, aşırı alkol alımı, sigara tüketimi sperm yapımını hem kalite hem sayı ve hareketlilik olarak olumsuz etkileyen faktörlerdir. Özellikle bu olumsuzluk çocuk sahibi olmaya engel oluyorsa mutlaka bunlardan kaçınmak gerekir.

Testisler vücudun dışındaki tek organdır. Bunun nedeni testislerin ısısının vücut ısısından birkaç derece düşük olmasıdır. Birkaç derece düşük olduğunda maksimum faydalı ve gebelik oluşturma potansiyeli yüksek spermler üretilir. Eğer bunu engelleyen bir kıyafet çok sıkı, dar ve ısıyı artıran, kanlanmayı bozan kıyafetler varsa bu sperm yapımını olumsuz etkileyecektir. Özellikle ülkemizde tarımsal kesimde çalışanlar, sıcak fırın, taş ocakları gibi çok sıcak yerlerde çalışanlar tarım kesiminde böcek öldürücü ilaçlarla çalışanlar sperm yapımında negatif etkiye sahiptir ve sperm üretimini olumsuz etkiler.

Hangi Besinler Sperm Sayısını Artırır?

İnfertilite problemi yaşayan birçok çift besinlerle sperm sayısını artırıp artırmamak konusunda bizlere danışmaktadırlar. Açıkçası sperm sayısında ve kalitesinde dramatik iyileşmeye neden olabilecek bir besin grubu bulunmamaktadır ancak sağlıklı sperm, sağlıklı vücutta üretilir. Bu nedenle sağlıklı beslenme, genel vücut sağlığı gibi sperm sağlığı açısından da önemlidir. Likopen Selenyum, A vitamini, E vitamini, D vitamini gibi besin öğelerini içeren sebzeler, meyveler, kuru gıdalar, kuruyemişler fazla miktarda tüketilirse genel sağlığa fayda sağlayabileceği gibi sperm kalitesi ve sperm miktarında da artışa neden olabilir.

Yumurta Dondurma Nedir?

Yumurta Dondurma Nedir?
Yumurta dondurma işlemi kadının yumurtalığından elde edilen yumurtanın (oosit) saklanarak ileride kullanılması amacıyla dondurulması işlemidir. Kadın yumurtalıklarından vajinal ultrasonografi yardımı ile toplanan yumurtaların laboratuvar ortamında vitrifikasyon yöntemi ile dondurulduğu bu yöntem, yumurtaların çok uzun bir süre muhafaza edilerek saklanmasını sağlamaktadır.

Kimler Yumurta Dondurabilir?
Önceleri yalnızca kanser tedavisi görecek hastalara yumurta dondurma izni veren T.C. Sağlık Bakanlığı, yasalarda yaptığı son düzenlemelerle yumurta rezervi düşük olan tüm kadınlara “yumurtalarını dondurma hakkı” sağlıyor. Yumurta rezervi az olan genç, evli, bekar her kadın yumurtalarını dondurup istediği zaman anne olma şansını elde edebiliyor. Daha önce bunun müddeti 5 yılla sınırlıydı. Bu süre şimdi 5 yıllık periyodlarda bakılarak limitsiz hale getirildi.

Yumurta Hazinem…
Rahim yaşlanması değil, yumurtanın yaşlanması hamile kalmayı zorlaştırır. 30 yaşındaki bir kadının dondurulan yumurtaları 40 yaşına geldiğinde de aynı kalır, dolayısıyla rahmin yaşlanması döllenme işleminin gerçekleşmesini engellemez döllenme için yumurtanın genç kalması gerekir.

Erken Yumurtalık (Over) Yaşlanması Nedir?

Yumurtalık yaşlanması ile ifade edilmek istenen yumurta sayısının azalması ile beraber geride kalan yumurtalardaki kalite azalmasıdır. Genç yaşlardaki kadınlarda yumurtalık yaşlanması olduğu zaman gebe kalma potansiyeli düşmektedir.
Yumurtalık yaşlanması, yumurta sayısının azalması ile beraber geride kalan yumurtalardaki kalite azalmasıdır.
Genç yaşlardaki kadınlarda yumurtalık yaşlanması olduğu zaman gebe kalma potansiyeli düşmektedir. Bu nedenle genç kadınların mümkün olan en kısa zamanda evli ya da bekar olmalarına bakılmaksızın yumurta rezervlerini kontrol ettirmeleri ileride anne olabilmeleri açısından son derece önemlidir.

Yumurtalık (Over) Rezervi Nedir?

Kadının doğurganlık potansiyeli, hamile kalma kapasitesidir. Yani bir kadının yumurtalıklarında bulunan foliküllerin (yumurtaların) sayısal olarak miktarını ve kalitesini ifade eder. Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde Over rezervlerinin değerlendirilmesi çok önemlidir. Bu değerlendirmenin sonuçlarına bağlı olarak infertilite (kısırlık) tedavisi için uygulanacak yöntem hakkında ve kişinin hamile kalma şansı hakkında önemli bilgiler elde edilir. Over rezervinin yüksek olması kadının yumurtalıklarında foliküllerinin fazla, kaliteli, ve hamile kalma şansının yüksek olduğunun göstergesidir. Kişinin yumurtalığındaki folikül miktarını yansıtan en önemli faktör kişinin o an ki yaşıdır. Yaş ilerledikçe özelliklede 35 yaşından sonra folikül sayısı ve kalitesi azalır, 40 yaşından sonra bu olay daha da hızlanır. Over Rezervi azalan kadınında kendiliğinden ya da tedaviyle gebe kalma şansı azalır, hatta gebelik olsa bile düşük riski artar.

Çocuğunuz Olmuyor mu?

Çocuğunuz Olmuyor mu?

Neden çocuğumuz olmuyor, gebe kalabilmek için neler yapmalıyım, gebe kalmak için tedaviye başlamalı mıyım gibi birçok soru zihninizde dönüyor olabilir. Çocuk sahibi olmak için öncelikle üremenizle ilgili problemin nedenini öğrenmelisiniz.

Neden Çocuk Sahibi Olamıyorum, Kısır mıyım?

Evliliklerinin üzerinden kısa bir süre geçmiş ve hamilelik oluşmamış veya bir kez çocuk sahibi olmuş ancak ikinci kez gebe kalamayan birçok kişi, çocuk sahibi olamamakla ilgili endişe yaşamaya başlıyor. Endişeye kapılmadan önce şunların bilmesinde fayda var.

Çiftlerin kısırlık (infertil) kapsamında değerlendirilebilmesi için anne adayının 35 yaşın altında olduğu durumlarda 1 yıl boyunca, 35 yaşın üzerinde olduğu durumlarda ise 6 ay boyunca korunmasız düzenli cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebelik oluşmaması gerekiyor. Bu bilgiler doğrultusunda öncelikle hangi aşamada olduğunuzu tespit etmelisiniz.

Hamile Kalmak İçin Ne Yapmalıyım?

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin haftada en az 2 kez korunmasız cinsel ilişki yaşamaları öneriliyor. Özellikle yumurtlama döneminde cinsel ilişkiye girmek, hamile kalma olasılığınızı ciddi oranda artırır. Düzenli adet görüyorsanız gebe kalmak için en uygun dönem, adetinizin ilk gününden itibaren 10 ve 16’ncı günler arasıdır. Yumurtlama tarihinizi takip ederek gebelik şansınızı artırabilirsiniz.

Bebek sahibi olmak isteyen çiftler beslenme ve yaşam tarzlarına da dikkat etmelidir. Sigara ve alkol kullanıyorsanız en kısa sürede bırakılmalı, protein ağırlıklı beslenmeye özen göstermelisiniz. “Çocuğumuz olmalı” ya da “yine olmayacak” gibi kaygı yaratan düşüncelerden uzaklaşmak ve yürüyüş gibi basit egzersizlerle stresi azaltmak da gebelik başarısını etkilemektedir.

Hamile Kalamıyorum, Doktora Gitmeli miyim?

Gerekli süre boyunca düzenli cinsel ilişki yaşanmasına rağmen gebelik oluşmaması durumunda bir hekime başvurulmalıdır. Gebeliğin oluşmaması kimi zaman erkeğe, kimi zaman kadına bağlı sebeplerden kaynaklanırken bazen nedeni anlaşılmayan kısırlık da söz konusu olabilir. Nedeni her ne olursa olsun bu dönemde söylentiler ve kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmemeli, doktor kontrolü olmadan hamile kalmak için satılan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.

Doktorunuz muayene ve gerekli testlerle hamile kalmanızın önündeki engelin ne olduğu tespit ederek sizin için en uygun tedaviye başlayacaktır.

Çocuk Sahibi Olamayanlar İçin Tedavi Yöntemleri

Hamile kalmak için tedaviye başlamak isteyen çiftler bir tüp bebek merkezine başvurmalıdır. Tüp bebek merkezi seçiminde doktorların deneyimine ve merkezin başarı oranına dikkat etmek son derece önemlidir. Tedavi için NovaFertil Tüp Bebek Merkezi’ni seçmeniz durumunda doktorumuz sizinle bir ön görüşme yapar ve ardından gerekli muayenelere geçilir. Uygulanacak birtakım testlerin sonuçları değerlendirilir. Merkezimizde her bir çiftin problemi farklı açılardan değerlendirilerek “kişiye özel” tedavi programları uygulanır.

Anne Adayına Yumurta Takibi

Gerekli durumlarda bazı ilaçlar kullanılarak ya da hiçbir ilaç kullanılmadan anne adayının yumurta gelişimi takip edilir. Çift, bu takibe göre belirlenen günlerde ilişkiye girerek hamilelik şansını artırır.

Baba Adayına İlaç Tedavisi

İlaçlar yardımıyla baba adayının sperm sayısının ya da sperm hareketliliğinin artırılması sağlanır.

Aşılama Tedavisi

Mevcut sorunlar çeşitli tedavilerle ortadan kaldırılmasına rağmen hala bir gebelik oluşmuyorsa aşılama tedavisine başvurulabilir. Basit ve hızlı bir yöntem olan aşılamanın uygulanabilmesi için erkekte sperm, kadında yumurta üretiminin olması gerekmektedir. Aşılama tedavisinin uygun görülmesi durumunda, anne adayı adetinin 3. gününde doktoruna muayene olur. Bu muayenede yumurtalıkların durumu kontrol edilir ve gerekli görülmesi halinde hormon ilaçları ile yumurtalıkların büyütülmesi işlemine geçilir. Yumurtalar istenen olgunluğa geldiğinde çatlatma iğnesi uygulanır. En kaliteli ve gebelik elde etme olasılığı en yüksek olan spermler seçilerek bir katater yardımıyla rahim içerisine transfer edilir.

Tüp Bebek Tedavisi

Bu tedavilerin ardından hala bir gebelik oluşmaması halinde, tüp bebek tedavisi önerilir. Uzman doktor, çift ile ayrıntılı bir görüşme yaparak geçirilmiş olan hastalıklar, yapılan tetkikler ve tedaviler hakkında bilgi alır. Bu değerlendirmelerin ardından çifte özel bir tedavi planı oluşturulur.

Tüp Bebek Merkezi Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Tüp bebek merkezi seçerken dikkat etmeniz gereken noktaları şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Merkezin başarı oranları
  • Teknolojik donanım
  • Alanında uzmanlığını kanıtlamış ekip

Nova Fertil Tüp Bebek Merkezi olarak 10 yıllık uzmanlığımız ve Binlerce sayısı üzerinde sağlıklı tüp bebek deneyimimizle Avrupa standartlarının üzerinde başarı oranına sahibiz. Kısırlık tedavisi ile ilgili sorularınızı yöneltmek, fiyat ve süreç hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için iletişim formumuzu doldurun, sizi arayalım.

Başarısız Denemeleriniz mi Oldu?

Başarısız tüp bebek tedavilerinin ardından çiftler hem fiziksel hem ruhsal olarak kendilerini yorgun hissettikleri bir dönem yaşar. Umutsuzluk hissinin yoğunlaştığı bu dönemde belki bir kez daha tüp bebek tedavisi denemek istemeyebilirsiniz. Fakat unutmayın ki; başarısız deneme ya da denemeler yaşamış olmanız, asla bebek sahibi olamayacağınız anlamına gelmez.

Başarılı bir tüp bebek tedavisi için öncelikle bebek sahibi olmanızın önündeki engelin ne olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. İnfertiliteye neden olan etkenleri cinsiyetlere göre ayrıştırdığımızda, %30-40 oranında kadına bağlı faktörler, %40-50 oranında erkeğe bağlı faktörler ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte hem erkek hem de kadına bağlı faktörler %25 oranında etkili olurken %15-20 oranında vakada ise herhangi bir neden tespit edilememektedir.

Uyguladığımız Başarı Artırıcı Yöntemlerle Yüksek Gebelik Oranları Sunuyoruz!

Tekrarlayan başarısız tüp bebek tedavilerinde, çiftlere bağlı nedenler kadar merkez seçimi de büyük önem taşır. Deneyimli ekip ve gelişmiş bir laboratuvar ortamı başarılı sonuçlara ulaşmadaki en önemli kriterlerin başında gelir.

Nova Feril Tüp Bebek Merkezi olarak gelişmiş embriyoloji laboratuvarımız sayesinde özellikle zor vakalarda Avrupa standartlarının üzerinde başarı oranlarına sahibiz. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalar  ile kadına bağlı kısırlık nedenlerini araştırarak bilimsel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Her gün düzenlediğimiz  Doktor Toplantıları ile vakaları tek doktorun görüşüyle sınırlı bırakmıyor, tüm doktorlarımızın yorumlarını alıyoruz.

Merkezlerimizde Uygulanan Başarı Artırıcı Yöntemler

Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlığı Yaşayan Çiftler için ERA Testi

ERA testi (Endometrial Receptivity Assay) özellikle iyi kalite embriyo elde edilmiş olmasına karşın gebelik oluşmayan vakalar için etkili sonuç veren bir uygulamadır. Sağlıklı bir gebeliğin oluşması için embriyonun kalitesi kadar embriyonun tutunacağı rahim içi zarının özelliği de önem taşımaktadır. ERA testiyle transfer için rahmin en uygun zamanı belirlenerek gebelik olasılığı artırılabilmektedir. Test sonrası bulgular, tedavi programı ve embriyo transfer günü değiştirilerek çiftlerin gebelik başarısının artırılabildiğini göstermektedir.

Genetik Kaynaklı Başarısızlıklara Karşı NGS

Embriyonun detaylı ve hızlı bir şekilde incelenmesini sağlayan NGS teknolojisi, kromozom düzeyinde bozukluk taşımayan ve gebelik oluşturma kapasitesi en yüksek embriyoların tespit edilmesini sağlar. Kromozomların tümünün incelenmesine olanak sunan NGS ile embriyonun rahme tutunma şansını %80’lere kadar çıkarmak mümkün.

Nova Fertil olarak öncelikli amacımız, yeni teknolojileri ve uygulamaları dünyadaki prestijli merkezlerle eş zamanlı olarak hastalarımıza sunmak. Bu düşünceden hareketle 2016 yılından beri NGS gibi tüp bebek tedavisinde devrim niteliği taşıyan teknolojileri merkezlerimizde uyguluyoruz.

NGS teknolojisini özellikle aşağıdaki durumlarda öneriyoruz:

  • Erkeğe bağlı kısırlık
  • Sebebi bilinmeyen kısırlık
  • Tekrarlayan düşükler
  • Tekrar eden başarısız tüp bebek denemeleri
  • İleri yaş hastalar

Emriyoskop Sayesinde Embriyolarınız Güvende

Embriyoların gelişimleri hakkında detaylı bilgi veren Embriyoskop tekniğini Türkiye’ye ilk defa getiren ve uygulayan merkezlerden olmaktan mutluluk duyuyoruz. Embriyoskop teknolojisi sayesinde embriyolarınız 7/24 embriyoskoptan çıkarılmadan incelenebiliyor ve kaliteleri buna göre saptanıyor. Şu anda dünyada bulunan en dinamik takip sistemi olan embriyoskop ile gebelik başarı oranlarında ciddi artış gözlemlenmektedir.

Rahim Dinlendirme ile Yüksek Gebelik Şansı

Son yıllarda yapılan çalışmalarda, yumurta büyütmek için kullanılan ilaçların, kullanıldıkları süre içinde belirli oranda rahim iç zarını olumsuz etkileyebildiğini göstermiştir. Bu olumsuzluğu ortadan kaldırabilmek amacıyla tedavide elde edilen iyi kalitedeki embriyoları dondurup 1-2 ay tedaviye ara veriyoruz. Bu süreçte bahsi geçen ilaçların etkisi ortadan kalkıyor ve rahmin dinlenmesi sağlanıyor.

Rahim dinlendirme yönteminin başarılı olabilmesi için embriyoların son derece yüksek başarı oranları ile dondurulabilmesi ve istenildiğinde zarar görmeden çözülebilmesi gerekir. Rahim dinlendirme yöntemi uygulanan hastalarda, taze transfer yapılan hastalara oranla %5-15 kadar daha yüksek gebelik oranları sağlanabilmektedir.

Aşılama Tedavisi Ağrıya Neden Olur Mu?

Aşılama Tedavisi Ağrıya Neden Olur Mu?

Doğal yolla bebek sahibi olamayan anne ve baba adayları, aşılama yöntemi ile bu soruna çözüm bulabilirler.

Çocuk sahibi olmak için üremeye yardımcı bir alternatif olan aşılama yöntemi, pek çok kişi tarafından uygulanmaktadır. Özellikle her geçen gün gelişen teknoloji ile, üremeye yardımcı yöntemler biraz daha gelişmiş olup, daha konforlu hale gelmiştir. Bu tedavi, oldukça kolay şekilde uygulanan bir yöntemdir.

Aşılama tedavisi nasıl olur?

Bu yöntem, uzun süre hamile kalmaya çalışmış fakat başaramamış hastalara uygulanan bir yöntemdir. Erkekten alınan spermlerin, kadının vajinasını enjekte edilerek oluşturulan bu uygulama, gebe kalma oranını %20’lere kadar arttırmıştır. Ayrıca, bu işlemde başarıyı arttıran en önemli unsurlardan biri de, işlem öncesi erkek sperminin yıkanmasıdır.

Aşılama tedavisi için uygun musunuz?

Bu yöntemde ağrı ve acı olur mu?

Aşılama yönteminden sonra, genel olarak ağrı veya acı gibi durumlara rastlanmaz. Fakat, zaman zaman anne adaylarında kasık ağrıları meydana gelmektedir. Bu durum şiddetli olarak nüksetmemektedir. Normal olarak kabul edilen bu ağrılar, anne adayına çok fazla etki etmemektedir. Aynı zamanda bu sebepten dolayı herhangi bir tedaviye de ihtiyaç yoktur. Bunların yanında, anne adayı şiddetli ağrı veya acı hissederse, bunun sebebi başka faktörlerden kaynaklanır. Bu gibi durumlarda, mutlaka uzman hekime danışmak gerekmektedir. Öte yandan aşılama sonrası kasık ağrısı hissetmek gebelik belirtisi olarak da adlandırılmamalıdır. Gebelik belirtisine yorulması için, aşılama işleminin ardından 10 ya da 11 gün geçmesi gerekmektedir.

Aşılama yöntemi, gebeliğe yönelik başarı şansını ne yönde etkilemektedir?

Bu yöntemin başarı şansı, diğer üremeye yardımcı yöntemlere göre daha azdır. Ancak, diğerlerine göre kolay ve pratik olarak uygulanması sayesinde, iyi bir alternatiftir. Dolayısıyla bu yöntem, ilk tedavi seçeneği olarak tercih edilir.

Tüp Bebek Güvenlik sistemi nedir?

Tüp Bebek Güvenlik sistemi nedir?
Türkiye’de ve dünyada yaygınlaşan tüp bebek tedavilerinde son zamanlarda yaşanan yumurta ve spermin karıştırılması sonucu ortaya çıkan kötü örnekler, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmuştur. Tüp bebek tedavilerindeki bu güvenlik açığını engellemek üzere, tamamen %100 Türkiye’de AR-GE ‘si yapılmış ve geliştirilmiş olan TupbebeX ID – Tüp Bebek Güvenlik sistemi, hastaların ve tüp bebek tedavi merkezlerinin, tedavi süresince güvende olmalarını ve oto kontrolü sağlamaktadır.

Sistem, kablosuz elektronik radyo dalgaları olan RFID sistemi ile çalışmaktadır. Tedavi başlangıcında hastaya verilen Hasta Kartı ile tedavi süresince kullanılacak olan kablosuz kullan-at etiketler eşleştirilmektedir. Gerek laboratuvar, gerekse ameliyathane içerisinde, tüm işlemler kablosuz olarak doğrulama işleminden geçmektedir. Aynı zamanda kullanılan tüm kullan-at materyallerinin hepsinin üzerinde hasta-eş adı ve hasta numarası etiketleri bulunmaktadır.

Tüp Bebek Güvenlik sistemi nasıl çalışıyor?
Laboratuvarda ki işlemler, sadece yetkilendirilmiş personeller tarafından yapılır. İşlem sırasında hasta ameliyathane de ki LCD ekranından işlemler hakkında bilgi sahibi olur ve kimlik bilgilerini görür. Hasta LCD panelde ki bilgileri görerek güvenliği pekiştirir. Laboratuvar personeli dokunmatik panelleri kullanarak hasta ile ilgili verileri sisteme girebilir. Tüm yapılan işlemler, personel, tarih-saat, işlem türü vb. tüm hareket bilgileri ana bilgisayar üzerinde kayıt altında tutulur.

Tüp Bebek Güvenlik sisteminin avantajları nelerdir?
Klasik yöntemle çalışan Tüp bebek merkezi laboratuvarlarında oluşabilecek karışıklıkları önlem için, eksiksiz bir güvenlik sistemidir. Bunun yanında laboratuvar personellerinin, sistem iş akışına uymasını sağlar. Personel insiyatifinde değil, sistem kontrolünde bir iş akışı sağlanır.

Cinsel perhiz süresi tüp bebek başarısını etkiliyor!

Gebelik arzulayan bazı çiftler, defalarca tüp bebek tedavisi görmelerine rağmen gebelik elde edemiyor. Ardı ardına alınan olumsuz denemeler ise çiftleri maddi – manevi zor durumda bırakıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı OP. DR. Dilek İncesu, son yıllarda özellikle teknolojik gelişmeler ile gebelik başarısında ciddi artış olduğuna dikkat çekiyor

Gebelik arzulayan bazı çiftlerin, tekrarlayan kereler tüp bebek tedavisi görmelerine rağmen gebelik elde edemiyor oluşu ve ardı ardına alınan olumsuz sonuçlar tüp bebek tedavilerinde bebek sahibi olma hayali kuran çiftleri ve merkezleri yeni yöntemler keşfetmeye davet ediyor.
TEKRARLAYAN TÜP BEBEK DENEMELERİNE RAĞMEN GEBELİK ELDE EDİLEMİYORSA DİKKAT!
Daha önce tekrarlanan tüp bebek sahibi olma denemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftler için Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı OP. DR. Dilek İncesu önemli açıklamalarda bulundu: “Bu durumun birçok sebebi olabilir. En önemli faktörlerden biri, elde edilmiş embriyoların kalitesi. Kaliteli embriyonun tutunma olasılığı daha fazla. Kaliteye de etki eden en önemli faktör kadın yaşı ve sperm durumudur. İki ve daha fazla denemede, iyi kalite embriyo elde edilemedi ise ve yaş sorunumuz yok ise sperme yönelmek gerekir. Başarı elde edebilme noktasında en iyi spermi seçmek son derece önem taşıyor”
GENETİĞİ HASARLI SPERMLERİ AYIKLAMAK ÖNEMLİ
OP. DR. Dilek İncesu, sözlerini şöyle sürdürdü: “En iyi sperm seçimi özel bir takım büyütme yöntemleri ile seçilebiliyor. Aynı zamanda özel akışkanlar kullanılarak doğala en yakın spermler seçilebilir. Özellikle genetiği hasarlı spermleri ayıklamak çok önemli. Bunun için en az 3 ay düzenli ilaç kullanılması gerekebilir ancak bizim de üzerine çalıştığımız ve 2017 yılında Avrupa Üreme Kongresi’nde sunumunu yaptığımız bir yöntem var: Yumurtaları döllemek için kullanılacak olan spermleri klasik cinsel perhiz süresi ile değil de çok kısa perhiz süresi sonunda almak. Böylece, beklemiş ve DNA’sı hasarlı spermler yerine geriden gelen dinamik spermleri kullanıyoruz. Sonuçta da, daha iyi döllenme ortaya çıkıyor. Bu da gebe kalma oranını büyük bir oranda olumlu etkiliyor.

İYİ KALİTE EMBRİYO SAĞLIKLI GEBELİK ŞANSINI ARTIRIYOR
Bu yöntem ile DNA’ları daha sağlıklı spermlerin işleme alınması mümkün oluyor. Döllenme iyi olunca iyi kalite embriyo oranında artma izleniyor. Zaten iyi kalite embriyo var ise, sağlıklı gebelik şansımız da artıyor. Bu yöntemi özellikle sperm DNA hasarı olan ve ikiden fazla denemede iyi kalite embriyo verilememiş veya verilmiş ancak tutunma olmamış olgulara öneriyoruz. Çiftlere de ek maliyeti yok. Herhangi bir işlem yapılmıyor.

Dondurulmuş Embriyo Transferi ile Taze Embriyo Transferi Arasında Başarı Farkı Yok

Dondurulmuş embriyo transferi ile taze embriyo transferi arasında başarı farkı olup olmadığı bebek sahibi olmak isteyen çiftler tarafından oldukça merak ediliyor.Bebek isteyen çiftlerin başvurdukları yöntemler içerisinde bulunan dondurulmuş Embriyo Transferi ve Taze Embriyo Transferi arasında fark bulunmadığı belirtiliyor.

Dondurulmuş Embriyo Transferi ile Taze Embriyo Transferi Arasında Başarı Farkı Yok

Tüp bebek tedavi sürecinde birçok etkili yöntem bulunuyor. Bu tedavi sürecinde çiftler dondurulmuş embriyo transferi ve taze embriyo transferi ile karşı karşıya geliyorlar. Çiftlerin bu yeni tedavi süreçlerinin çıkması ile birlikte hangi yollara başvurabilecekleri konusunda bir çok seçenek ile karşı karşıya kalıyorlar. Tedavi sürecinde yeni çıkan yöntemler tedavi sürecini farklı boyutlara taşıyabiliyor. Taze Embriyo transferi ile Dondurulmuş Embriyo transferinin hangisinin kullanılması gerektiği, hangisinin iyi bir çözüm sağlayacağından kısaca bahsedelim.

Taze Embriyo Transferi

Taze embriyo Anneden alınan yumurta ile babadan alınan spermin döllenmesinin sağlanması ile ortaya çıkan embriyonun direkt olarak anneye aktarılması olarak biliniyor.  Taze Embriyo Transferi işlemin ardından annenin rahmine embriyonun tutunması bekleniyor. Bu süreçte bir adet risk bulunmakta. Bu risk tedavi sürecinde yumurtalıklar için hormon dengeleyici ilaçların gebelik oluşumunda bünyeyi etkilemesi. Bu süreçte anne adayının östrojen oranının oldukça yükselmesi riski tetikleyen neden olarak karşımıza çıkıyor.

Dondurulmuş Embriyo Transferi 

Dondurulmuş  Embriyo transferinde ilk etapta oluşan risk embriyoların dondurulmasının ardından hücrelerin birçoğunun ölümü ile tedavi süreci olumsuz sonuçlanıyor. Bu hücre ölümünün gerçekleşmemesi için saklanmaya değer kaliteli embriyoların seçilmesine dikkat ediliyor. Dondurma işleminde embriyoların -320 dereceye varan sıvı nitrojen içerisinde saklandıkları belirtiliyor. Eğer rahimde embriyo tutmuyor ise yapılması gerekenin yeni bir dondurulmuş Embriyo transferinin gerçekleşmesi oluyor.

Taze embriyo ve dondurulmuş embriyo arasında bir seçim yapılması gerekirse taze embriyo transferinin gerçekleşmesinden sonra kişilerde erken doğum olasılığı artış gösteriyor. Dondurulmuş embriyo transferinde ise annenin gebeliğe hazır olması önem arz ediyor. İki yönteminde arasında başarı farkının pek fazla olmadığı görülüyor.

Kişiye Özel Embriyo Transferi Tüp Bebekte Başarıyı Artırıyor

Kişiye özel olan embriyoların tutunma zamanı ile yapılmış olan transferler tüp bebek tedavi sürecinin olumlu sonuçlanmasına imkan tanıyor.

Tüp bebek süresinden sonra bazı çiftlerin başarı oranı düşüş sağlıyor olup tedavi olumsuz sonuçlanıyor. Bu durumda tekrar denenmek istenen tedavi yönteminden birden fazla tedavi yöntemi uygulanıyor. Yapılan incelemelere göre kişiye özel olan embriyo transferinin tüp bebek  başarı şansını arttırdığı gözlemleniyor. Kişilerde tekrarlanmış olan başarısızlıkların altında birçok neden yatıyor. Psikolojik sebeplerin başarısızlığın temelinde yatıyor olması ve kişiyi etkilemesi önemli bir unsurdur.Ancak bu nedenlerin yanı sıra tutundurma işlemlerinde de başarısızlık yaşanabiliyor. Tutunma işleminin başarısız olmasının nedenleri içerisinde

– Polipler

– İltihaplanma

– Rahim içi yapışıklıklar

– Rahim içinde embriyoların tutunma işlemini gerçekleştirecekleri alanda bulunan miyomlar

– Embriyoların kromozomal bozukluklarında artışın gözlemlenmesi

– tüplerin uç kısımlarında bir tıkanıklılığın olması gibi nedenler tutunma işleminin başarısız olmasına sebep oluyor.

Çiftlerde başarısızlıkların ardından önceki tedaviden elde edilmiş olan embriyolar dondurularak muhafaza edilmektedir. Hastanın LH hormonunun artış gösterdiği gün takip ediliyor ve bu günden 7 gün sonra rahim zarının 7 mm’yi geçmesi gözlemlenmektedir. Rahim zarından alınan bir doku örneği alınıyor olup ERA testine ulaştırılıyor. Test sonucunun ardından rahim zarı tutunması için uygun olmuşsa ” reseptif ” ismi ile nitelendirilip, kabul görülür. Eğer uygun değilse “non – reseptif” görülür. Bu embriyonun kabul etmez halini yansıtmaktadır. Sonrasında ise hastanın rahim zarı tutunmaya uygun olacağı gün belirlenir. Elde edilecek olan ilk verilerden tutunma penceresinin farklı günlere kayması ve bu farklı günlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Tespit sonrasında embriyo transferinin kişileştirilerek olumlu sonuçlar için başarı oranı sağlanmaya çalışılır. Kişiye özel transferde embriyo transferinin kişileştirilmesi olarak tanımlanmaktadır.