Sperm Sayısı Kaç Olmalı?

Sperm Sayısı Kaç Olmalı?

Baba Adaylarının  büyük kısmı şu sorunun cevabını merak ediyor; çocuk sahibi olabilmek için sperm sayısı kaç olmalı? Novafertil  Olarak bizler bu sorularınıza cevaplarını web sitemizi  ve sosyal medyamızı ziyaret ederek alabilirsiniz

Erkeklerde sperm gelişimi ve üretimi  ergenlikle başlar ve ileri yaşlara kadar sürekli olarak devam eder. Sperm sayısı kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu durum kişilerin sahip olduğu genetik mirasa, anne karnındaki gelişimleri esnasında maruz kaldıkları çevresel veya fizyolojik değişikliklere ve hayat standartlarına göre değişmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü, belirli aralıklarla androloji çalışmaları için kılavuzlar yayınlıyor ve bu kılavuzlara göre sperm sayısı için verilen alt limit, mililitrede 15 milyon, toplam semen örneğinde de 40 milyon spermin olması. Bu sayının altında sperm sayısına sahip bireylerde çocuk sahibi olabilme süresi uzuyor.

Sperm Hareketliliği Kaç Olmalı?

Bebek sahibi olmak için sperm sayısının yüksek olması tek başına yeterli değildir. Sayının yanında hareketlilik ve morfoloji de çok önemlidir. Semen örneğinde 100 milyon spermi olan fakat bu spermlerinin %30’u hareketli olan kişi ile 50 milyon spermi olup bu spermlerin %60’ı hareketli olan kişinin çocuk sahibi olma şansı farklı değildir. Sperm hareketliliği değerlendirilirken sperm ileri hızlı hareketlilik kaç olmalı ve hareketsiz sperm sayısı kaç olmalı gibi unsurlar da göz önünde bulundurulur.

Hareketli spermlerin ne kadarının normal bir şekil yapısına sahip olduğu da son derece önemlidir. Genellikle hastalarımız duyduklarında çok şaşırıyorlar ama biz incelediğimiz örneklerde eğer 100 spermden 4’ünü normal olarak görmüşsek, sonucu normal olarak kabul ediyoruz. Bu da şu demek, üretilen 100 spermden %95’i üretim sırasında hatalı olarak paketlenebiliyor. Son yıllarda bir de bu parametrelere, spermin taşıdığı genetik materyalin (DNA’nın) ne kadar hasarlı olup olmadığının kontrolü eklenmiştir.

Normal Sperm Değerleri

  • Miktar(volüm) 2.0 ml ve üzeri,
  • pH 7.2 ve üzeri,
  • ml’de sperm sayısı (konsantrasyon) 15 milyon/ml ve üzeri,
  • Total sperm sayısı 30 milyon/ml ve üzeri,
  • Hareketlilik (motilite) %50 ve üzeri A+B derecesinde hareket veya A derecesinde %25 ve üzeri derecelendirme (Grade),
  • +4 veya A: Hızlı ileri hareket,
  • +3 veya B: yavaş ileri hareket,
  • +2 veya C: yerinde hareket,
  • +1 veya D: hareketsiz,
  • Şekil (morfoloji) %4 ve üzeri (Kruger’e göre),
  • Canlılık (viability) %75 ve üzeri,
  • Lökosit (iltihap hücresi) 1 milyon/ml’nin altında.

Bu parametreleri tek başına değerlendirmenin doğru olmayacağını hatırlatmakta fayda var. Genel olarak mililitrede sayı, hareketlilik, morfoloji kriterleri beraber değerlendirilerek infertilite durumu hakkında bilgi edinilir. Azoospermik erkeklerde mutlaka konsantrasyon (santrifüj) sonrasına bakarak oluşan çökeltide sperm olup olmadığı incelenmelidir. Tüp bebek nasıl olur

Sperm Sayısını Artırmak Mümkün mü?

Sperm azlığının sebebi; herhangi bir anatomik veya genetik bir bozukluk değilse veya kişi ateşli bir hastalık geçirmemişse yaşam kalitesinin artırarak sperm sayısını artırabilir. Kaliteli bir yaşam için sigara ve alkolden uzak durulması, düzenli ve sağlıklı beslenmeye özen gösterilmesi ve düzenli egzersiz yapılması önerilir.

Günümüzde piyasada özellikle antioksidan veya besin takviyeleri şeklinde sunulan, sperm sayı veya kalite artırıcı özelliği olduğu söylenen ürünler mevcuttur. Adı geçen ürünlerin faydalı olabilmeleri için yukarıda belirttiğimiz anatomik ve genetik problemlerin mevcut olup olmadığı detaylı olarak incelenmeli ve bu tip tedavilerin muhakkak bir sağlık personeli gözetiminde düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi halde yüksek miktarda alınan bu maddelerin yarardan çok zararının olabileceği unutulmamalıdır.

Yaşam Şekli ve Kıyafetler Sperm Sayısına Etki Eder mi?

Yaşam şekli ve kıyafetler sperm sayısına etki edebilir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi özellikle beslenme alışkanlıkları sperm yapımı üzerine etkilidir. Kötü beslenme, aşırı alkol alımı, sigara tüketimi sperm yapımını hem kalite hem sayı ve hareketlilik olarak olumsuz etkileyen faktörlerdir. Özellikle bu olumsuzluk çocuk sahibi olmaya engel oluyorsa mutlaka bunlardan kaçınmak gerekir.

Testisler vücudun dışındaki tek organdır. Bunun nedeni testislerin ısısının vücut ısısından birkaç derece düşük olmasıdır. Birkaç derece düşük olduğunda maksimum faydalı ve gebelik oluşturma potansiyeli yüksek spermler üretilir. Eğer bunu engelleyen bir kıyafet çok sıkı, dar ve ısıyı artıran, kanlanmayı bozan kıyafetler varsa bu sperm yapımını olumsuz etkileyecektir. Özellikle ülkemizde tarımsal kesimde çalışanlar, sıcak fırın, taş ocakları gibi çok sıcak yerlerde çalışanlar tarım kesiminde böcek öldürücü ilaçlarla çalışanlar sperm yapımında negatif etkiye sahiptir ve sperm üretimini olumsuz etkiler.

Hangi Besinler Sperm Sayısını Artırır?

İnfertilite problemi yaşayan birçok çift besinlerle sperm sayısını artırıp artırmamak konusunda bizlere danışmaktadırlar. Açıkçası sperm sayısında ve kalitesinde dramatik iyileşmeye neden olabilecek bir besin grubu bulunmamaktadır ancak sağlıklı sperm, sağlıklı vücutta üretilir. Bu nedenle sağlıklı beslenme, genel vücut sağlığı gibi sperm sağlığı açısından da önemlidir. Likopen Selenyum, A vitamini, E vitamini, D vitamini gibi besin öğelerini içeren sebzeler, meyveler, kuru gıdalar, kuruyemişler fazla miktarda tüketilirse genel sağlığa fayda sağlayabileceği gibi sperm kalitesi ve sperm miktarında da artışa neden olabilir.

Yumurta Dondurma Nedir?

Yumurta Dondurma Nedir?
Yumurta dondurma işlemi kadının yumurtalığından elde edilen yumurtanın (oosit) saklanarak ileride kullanılması amacıyla dondurulması işlemidir. Kadın yumurtalıklarından vajinal ultrasonografi yardımı ile toplanan yumurtaların laboratuvar ortamında vitrifikasyon yöntemi ile dondurulduğu bu yöntem, yumurtaların çok uzun bir süre muhafaza edilerek saklanmasını sağlamaktadır.

Kimler Yumurta Dondurabilir?
Önceleri yalnızca kanser tedavisi görecek hastalara yumurta dondurma izni veren T.C. Sağlık Bakanlığı, yasalarda yaptığı son düzenlemelerle yumurta rezervi düşük olan tüm kadınlara “yumurtalarını dondurma hakkı” sağlıyor. Yumurta rezervi az olan genç, evli, bekar her kadın yumurtalarını dondurup istediği zaman anne olma şansını elde edebiliyor. Daha önce bunun müddeti 5 yılla sınırlıydı. Bu süre şimdi 5 yıllık periyodlarda bakılarak limitsiz hale getirildi.

Yumurta Hazinem…
Rahim yaşlanması değil, yumurtanın yaşlanması hamile kalmayı zorlaştırır. 30 yaşındaki bir kadının dondurulan yumurtaları 40 yaşına geldiğinde de aynı kalır, dolayısıyla rahmin yaşlanması döllenme işleminin gerçekleşmesini engellemez döllenme için yumurtanın genç kalması gerekir.

Erken Yumurtalık (Over) Yaşlanması Nedir?

Yumurtalık yaşlanması ile ifade edilmek istenen yumurta sayısının azalması ile beraber geride kalan yumurtalardaki kalite azalmasıdır. Genç yaşlardaki kadınlarda yumurtalık yaşlanması olduğu zaman gebe kalma potansiyeli düşmektedir.
Yumurtalık yaşlanması, yumurta sayısının azalması ile beraber geride kalan yumurtalardaki kalite azalmasıdır.
Genç yaşlardaki kadınlarda yumurtalık yaşlanması olduğu zaman gebe kalma potansiyeli düşmektedir. Bu nedenle genç kadınların mümkün olan en kısa zamanda evli ya da bekar olmalarına bakılmaksızın yumurta rezervlerini kontrol ettirmeleri ileride anne olabilmeleri açısından son derece önemlidir.

Yumurtalık (Over) Rezervi Nedir?

Kadının doğurganlık potansiyeli, hamile kalma kapasitesidir. Yani bir kadının yumurtalıklarında bulunan foliküllerin (yumurtaların) sayısal olarak miktarını ve kalitesini ifade eder. Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde Over rezervlerinin değerlendirilmesi çok önemlidir. Bu değerlendirmenin sonuçlarına bağlı olarak infertilite (kısırlık) tedavisi için uygulanacak yöntem hakkında ve kişinin hamile kalma şansı hakkında önemli bilgiler elde edilir. Over rezervinin yüksek olması kadının yumurtalıklarında foliküllerinin fazla, kaliteli, ve hamile kalma şansının yüksek olduğunun göstergesidir. Kişinin yumurtalığındaki folikül miktarını yansıtan en önemli faktör kişinin o an ki yaşıdır. Yaş ilerledikçe özelliklede 35 yaşından sonra folikül sayısı ve kalitesi azalır, 40 yaşından sonra bu olay daha da hızlanır. Over Rezervi azalan kadınında kendiliğinden ya da tedaviyle gebe kalma şansı azalır, hatta gebelik olsa bile düşük riski artar.

Çocuğunuz Olmuyor mu?

Çocuğunuz Olmuyor mu?

Neden çocuğumuz olmuyor, gebe kalabilmek için neler yapmalıyım, gebe kalmak için tedaviye başlamalı mıyım gibi birçok soru zihninizde dönüyor olabilir. Çocuk sahibi olmak için öncelikle üremenizle ilgili problemin nedenini öğrenmelisiniz.

Neden Çocuk Sahibi Olamıyorum, Kısır mıyım?

Evliliklerinin üzerinden kısa bir süre geçmiş ve hamilelik oluşmamış veya bir kez çocuk sahibi olmuş ancak ikinci kez gebe kalamayan birçok kişi, çocuk sahibi olamamakla ilgili endişe yaşamaya başlıyor. Endişeye kapılmadan önce şunların bilmesinde fayda var.

Çiftlerin kısırlık (infertil) kapsamında değerlendirilebilmesi için anne adayının 35 yaşın altında olduğu durumlarda 1 yıl boyunca, 35 yaşın üzerinde olduğu durumlarda ise 6 ay boyunca korunmasız düzenli cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebelik oluşmaması gerekiyor. Bu bilgiler doğrultusunda öncelikle hangi aşamada olduğunuzu tespit etmelisiniz.

Hamile Kalmak İçin Ne Yapmalıyım?

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin haftada en az 2 kez korunmasız cinsel ilişki yaşamaları öneriliyor. Özellikle yumurtlama döneminde cinsel ilişkiye girmek, hamile kalma olasılığınızı ciddi oranda artırır. Düzenli adet görüyorsanız gebe kalmak için en uygun dönem, adetinizin ilk gününden itibaren 10 ve 16’ncı günler arasıdır. Yumurtlama tarihinizi takip ederek gebelik şansınızı artırabilirsiniz.

Bebek sahibi olmak isteyen çiftler beslenme ve yaşam tarzlarına da dikkat etmelidir. Sigara ve alkol kullanıyorsanız en kısa sürede bırakılmalı, protein ağırlıklı beslenmeye özen göstermelisiniz. “Çocuğumuz olmalı” ya da “yine olmayacak” gibi kaygı yaratan düşüncelerden uzaklaşmak ve yürüyüş gibi basit egzersizlerle stresi azaltmak da gebelik başarısını etkilemektedir.

Hamile Kalamıyorum, Doktora Gitmeli miyim?

Gerekli süre boyunca düzenli cinsel ilişki yaşanmasına rağmen gebelik oluşmaması durumunda bir hekime başvurulmalıdır. Gebeliğin oluşmaması kimi zaman erkeğe, kimi zaman kadına bağlı sebeplerden kaynaklanırken bazen nedeni anlaşılmayan kısırlık da söz konusu olabilir. Nedeni her ne olursa olsun bu dönemde söylentiler ve kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmemeli, doktor kontrolü olmadan hamile kalmak için satılan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.

Doktorunuz muayene ve gerekli testlerle hamile kalmanızın önündeki engelin ne olduğu tespit ederek sizin için en uygun tedaviye başlayacaktır.

Çocuk Sahibi Olamayanlar İçin Tedavi Yöntemleri

Hamile kalmak için tedaviye başlamak isteyen çiftler bir tüp bebek merkezine başvurmalıdır. Tüp bebek merkezi seçiminde doktorların deneyimine ve merkezin başarı oranına dikkat etmek son derece önemlidir. Tedavi için NovaFertil Tüp Bebek Merkezi’ni seçmeniz durumunda doktorumuz sizinle bir ön görüşme yapar ve ardından gerekli muayenelere geçilir. Uygulanacak birtakım testlerin sonuçları değerlendirilir. Merkezimizde her bir çiftin problemi farklı açılardan değerlendirilerek “kişiye özel” tedavi programları uygulanır.

Anne Adayına Yumurta Takibi

Gerekli durumlarda bazı ilaçlar kullanılarak ya da hiçbir ilaç kullanılmadan anne adayının yumurta gelişimi takip edilir. Çift, bu takibe göre belirlenen günlerde ilişkiye girerek hamilelik şansını artırır.

Baba Adayına İlaç Tedavisi

İlaçlar yardımıyla baba adayının sperm sayısının ya da sperm hareketliliğinin artırılması sağlanır.

Aşılama Tedavisi

Mevcut sorunlar çeşitli tedavilerle ortadan kaldırılmasına rağmen hala bir gebelik oluşmuyorsa aşılama tedavisine başvurulabilir. Basit ve hızlı bir yöntem olan aşılamanın uygulanabilmesi için erkekte sperm, kadında yumurta üretiminin olması gerekmektedir. Aşılama tedavisinin uygun görülmesi durumunda, anne adayı adetinin 3. gününde doktoruna muayene olur. Bu muayenede yumurtalıkların durumu kontrol edilir ve gerekli görülmesi halinde hormon ilaçları ile yumurtalıkların büyütülmesi işlemine geçilir. Yumurtalar istenen olgunluğa geldiğinde çatlatma iğnesi uygulanır. En kaliteli ve gebelik elde etme olasılığı en yüksek olan spermler seçilerek bir katater yardımıyla rahim içerisine transfer edilir.

Tüp Bebek Tedavisi

Bu tedavilerin ardından hala bir gebelik oluşmaması halinde, tüp bebek tedavisi önerilir. Uzman doktor, çift ile ayrıntılı bir görüşme yaparak geçirilmiş olan hastalıklar, yapılan tetkikler ve tedaviler hakkında bilgi alır. Bu değerlendirmelerin ardından çifte özel bir tedavi planı oluşturulur.

Tüp Bebek Merkezi Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Tüp bebek merkezi seçerken dikkat etmeniz gereken noktaları şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Merkezin başarı oranları
  • Teknolojik donanım
  • Alanında uzmanlığını kanıtlamış ekip

Nova Fertil Tüp Bebek Merkezi olarak 10 yıllık uzmanlığımız ve Binlerce sayısı üzerinde sağlıklı tüp bebek deneyimimizle Avrupa standartlarının üzerinde başarı oranına sahibiz. Kısırlık tedavisi ile ilgili sorularınızı yöneltmek, fiyat ve süreç hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için iletişim formumuzu doldurun, sizi arayalım.

Başarısız Denemeleriniz mi Oldu?

Başarısız tüp bebek tedavilerinin ardından çiftler hem fiziksel hem ruhsal olarak kendilerini yorgun hissettikleri bir dönem yaşar. Umutsuzluk hissinin yoğunlaştığı bu dönemde belki bir kez daha tüp bebek tedavisi denemek istemeyebilirsiniz. Fakat unutmayın ki; başarısız deneme ya da denemeler yaşamış olmanız, asla bebek sahibi olamayacağınız anlamına gelmez.

Başarılı bir tüp bebek tedavisi için öncelikle bebek sahibi olmanızın önündeki engelin ne olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. İnfertiliteye neden olan etkenleri cinsiyetlere göre ayrıştırdığımızda, %30-40 oranında kadına bağlı faktörler, %40-50 oranında erkeğe bağlı faktörler ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte hem erkek hem de kadına bağlı faktörler %25 oranında etkili olurken %15-20 oranında vakada ise herhangi bir neden tespit edilememektedir.

Uyguladığımız Başarı Artırıcı Yöntemlerle Yüksek Gebelik Oranları Sunuyoruz!

Tekrarlayan başarısız tüp bebek tedavilerinde, çiftlere bağlı nedenler kadar merkez seçimi de büyük önem taşır. Deneyimli ekip ve gelişmiş bir laboratuvar ortamı başarılı sonuçlara ulaşmadaki en önemli kriterlerin başında gelir.

Nova Feril Tüp Bebek Merkezi olarak gelişmiş embriyoloji laboratuvarımız sayesinde özellikle zor vakalarda Avrupa standartlarının üzerinde başarı oranlarına sahibiz. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalar  ile kadına bağlı kısırlık nedenlerini araştırarak bilimsel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Her gün düzenlediğimiz  Doktor Toplantıları ile vakaları tek doktorun görüşüyle sınırlı bırakmıyor, tüm doktorlarımızın yorumlarını alıyoruz.

Merkezlerimizde Uygulanan Başarı Artırıcı Yöntemler

Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlığı Yaşayan Çiftler için ERA Testi

ERA testi (Endometrial Receptivity Assay) özellikle iyi kalite embriyo elde edilmiş olmasına karşın gebelik oluşmayan vakalar için etkili sonuç veren bir uygulamadır. Sağlıklı bir gebeliğin oluşması için embriyonun kalitesi kadar embriyonun tutunacağı rahim içi zarının özelliği de önem taşımaktadır. ERA testiyle transfer için rahmin en uygun zamanı belirlenerek gebelik olasılığı artırılabilmektedir. Test sonrası bulgular, tedavi programı ve embriyo transfer günü değiştirilerek çiftlerin gebelik başarısının artırılabildiğini göstermektedir.

Genetik Kaynaklı Başarısızlıklara Karşı NGS

Embriyonun detaylı ve hızlı bir şekilde incelenmesini sağlayan NGS teknolojisi, kromozom düzeyinde bozukluk taşımayan ve gebelik oluşturma kapasitesi en yüksek embriyoların tespit edilmesini sağlar. Kromozomların tümünün incelenmesine olanak sunan NGS ile embriyonun rahme tutunma şansını %80’lere kadar çıkarmak mümkün.

Nova Fertil olarak öncelikli amacımız, yeni teknolojileri ve uygulamaları dünyadaki prestijli merkezlerle eş zamanlı olarak hastalarımıza sunmak. Bu düşünceden hareketle 2016 yılından beri NGS gibi tüp bebek tedavisinde devrim niteliği taşıyan teknolojileri merkezlerimizde uyguluyoruz.

NGS teknolojisini özellikle aşağıdaki durumlarda öneriyoruz:

  • Erkeğe bağlı kısırlık
  • Sebebi bilinmeyen kısırlık
  • Tekrarlayan düşükler
  • Tekrar eden başarısız tüp bebek denemeleri
  • İleri yaş hastalar

Emriyoskop Sayesinde Embriyolarınız Güvende

Embriyoların gelişimleri hakkında detaylı bilgi veren Embriyoskop tekniğini Türkiye’ye ilk defa getiren ve uygulayan merkezlerden olmaktan mutluluk duyuyoruz. Embriyoskop teknolojisi sayesinde embriyolarınız 7/24 embriyoskoptan çıkarılmadan incelenebiliyor ve kaliteleri buna göre saptanıyor. Şu anda dünyada bulunan en dinamik takip sistemi olan embriyoskop ile gebelik başarı oranlarında ciddi artış gözlemlenmektedir.

Rahim Dinlendirme ile Yüksek Gebelik Şansı

Son yıllarda yapılan çalışmalarda, yumurta büyütmek için kullanılan ilaçların, kullanıldıkları süre içinde belirli oranda rahim iç zarını olumsuz etkileyebildiğini göstermiştir. Bu olumsuzluğu ortadan kaldırabilmek amacıyla tedavide elde edilen iyi kalitedeki embriyoları dondurup 1-2 ay tedaviye ara veriyoruz. Bu süreçte bahsi geçen ilaçların etkisi ortadan kalkıyor ve rahmin dinlenmesi sağlanıyor.

Rahim dinlendirme yönteminin başarılı olabilmesi için embriyoların son derece yüksek başarı oranları ile dondurulabilmesi ve istenildiğinde zarar görmeden çözülebilmesi gerekir. Rahim dinlendirme yöntemi uygulanan hastalarda, taze transfer yapılan hastalara oranla %5-15 kadar daha yüksek gebelik oranları sağlanabilmektedir.

Vajinismus hastaları çocuk sahibi olmak için hangi yöntemi tercih edebilir

Vajinismus da çocuk sahibi olmak için hangi yöntem tercih edilmelidir?

Vajinismus hastaları cinsel ilişki sırasında yaşadıkları sorun sebebiyle çocuk sahibi olamayabilir. Fakat nadirde olsa gebe kalma şansları da vardır.

Türkiye’de yaygın olan vajinismus, kadınların ön sevişmede herhangi bir sorun yaşamazken cinsel ilişki sırasında penisin vajinaya girme esnasında bireyin vajina kasları istemsiz bir şekilde kasılır ve birey ağrı, acı hissi duyar. İstemsiz bir şekilde partnerini iter ve cinsel isteksizlik hissi duyarlar.

Vajinismus da tedavisiz çocuk sahibi olunur mu?

Vajinismus rahatsızlığında cinsel ilişki tam anlamıyla gerçekleşmediği için çiftlerin çocuk sahibi olma şansları da çok düşüktür. Fakat nadirde olsa vajinismus rahatsızlığı yaşayan bireyler cinsel ilişki gerçekleşmeden hamile kalabilir. İlişki de erkek vajina girişine boşalması sonucu nadiren spermler tüplerden geçerek yumurtalıklara ulaşabilir. Bu gibi durum da birey gebe kalabilir.

Vajinismus sorunundan dolayı çocuk sahibi olamamak bir hastalık değildir. Mekanik olarak cinsel birleşmenin (penisin rahime girememesi) gerçekleşmemesidir. Vajinismus nedeniyle çocuk sahibi olamayan çiftler genellikle aşılama ya da tüp bebek yöntemlerine başvurmaktadırlar. Tüp bebek yönteminde çiftlerin yaşları sperm ve yumurta üreme hücreleri göz önünde bulunduğundan öncelikli olarak aşılama yöntemi seçilir ve bu yöntem daha basittir.

Aşılama yöntemine gelmeden önce bireyler vajinismus sorunu için tedavi sürecinden geçmiş fakat bir sonuç alamamışlar ise aşılama yöntemi için belli testlerden geçirilir. Test sonuçları normal, yumurta ve sperm hücreleri ve tüplerde normal ise aşılama yöntemi ile çocuk sahibi olabilirler.

Bir önceki İnfertilite Nedenleri Ve Çözümü başlıklı yazımızda Erkeklerde neden kısırlık sorunu görülür, infertilite nedenleri, Kadınlarda neden kısırlık sorunu görülür, ve Kısırlık sorunu ve tedavisi konularından bahsettik.

Embriyonun dondurulması risk içermiyor

Yapılan araştırmalara göre dondurulmuş embriyo , bebek sağlığı açısından riskli değildir.

Günümüzde kadınların en sık karşılaştığı sorunlardan biri de doğal yollar ile bebek sahibi olamamaktır. Doğal yollar ile bebek sahibi olamayan çiftler farklı tedavi yöntemlerine yönelirler. Bu tedavi yöntemlerinden biride embriyo dondurma yöntemidir.

Embriyo dondurma yöntemi konusunda karar alan çiftlerin en büyük kaygısı tedavi konusunda herhangi bir risk olup olmadığı konusudur. Uzmanlara göre tüp bebek tedavisinde önemli bir yöntem olan embriyo dondurma ve bu süreçteki gelişmeler ile sağlıklı gebelikler elde edilerek, yüksek başarı oranları sağlanıyor.

Toplamda çiftin gebe kalma şansının arttığını dile getiren Op. Dr. Ahmet ŞALVARCI, “Kalan iyi kalitede embriyoların da daha sonra değerlendirilmesi söz konusu olduğunda, çift için daha ekonomik, fiziksel olarak daha az yorucu ve daha kısa zamanda tedavi şansı doğmuş oluyor.” diyor.

 Her 10 Embriyonun 9’u Çözüldüğünde Transfer Edilebilir Durumda

Her ülkede embriyonun dondurulma süresi farklıdır. bu süre Türkiye’de en fazla 5 yıldır. 5. yılın sonunda dondurulan embriyo çiften izin alınarak saklanmaya devam ediliyor veya onların tercihlerine göre imha ediliyor.

Tüm dondurulan embriyolar aynı canlılıkta olmasa da, iyi bir dondurucu çözdürme programında bu oran oldukça yüksek. Genel olarak çoğu tüp bebek kliniğinde dondurulmuş çözülmüş embriyolarla yapılan transferlerin başarısının, taze embriyo transfer sonuçlarından düşük olduğunu söyleyen ŞALVARCI;

“Bizim kliniğimizin dondurma ve çözme teknikleri oldukça başarılıdır ve  taze transferlerdeki gebelik oranlarına yakın gebelik oranları elde edebiliyoruz.” diyerek, kliniklerinin bu konudaki çalışmalarına yeterince güvendiğini açıkladı.

Bu Yöntemle Doğan Bebeklerde Sağlık Sorunu Var mıdır?

Kadınların iş hayatı gibi nedenlerle anneliği erteleme düşüncesi varsa yada kanser sebebi ile kemoterapi alınması gerekli ise, embriyoların dondurulmasının faydalı olacağını açıklayan uzmanlar, bu süreçte en önemli faktörün anne adayının yaşı olduğuna dikkat çekiyor.

Ayrıca bu uygulama sonunda doğan bebeklerin sağlığı açısından da herhangi bir tehdit yok. Hatta embriyo dondurma yöntemiyle doğan bebeklerin, taze embriyoyla yapılan çalışmalara göre bir hafta kadar daha geç ve daha ağır doğdukları açıklandı.

Bunların yanı sıra anneleri korkutan düşük riski olma ihtimali de, taze embriyoyla olana göre daha az hatta araştırmalar sonucu risk yok denecek azdır.

Bir önceki Vajinismus Tedavisi İçin En Uygun Tedavi Yöntemi başlıklı yazımızda vajinismus ve vajinismus tedavisi konularından bahsettik.

Vajinismus Tedavisi İçin En Uygun Tedavi Yöntemi

Vajinismus tedavisinde uygulanan tedavi yöntemlerinde, farklı farklı terapiler uygulanmaktadır. Vajinismus tedavisi için en uygun tedavi yöntemi, hastaya göre değişebilmektedir.

Psikolojik nedenlerden ötürü ortaya çıkan vajinismus hastalığı, kadınlarda en sık  görülen cinsel problemlerden birisidir. Vajinismus hastalığına sahip kadınların, durumu fark ettikleri andan itibaren bir uzmana başvurmaları gerekmektedir. Aksi takdirde, vajinismus kendiliğinden düzelen bir rahatsızlık değildir. Hastanın doktoruna anlattığı sorunlardan yola çıkarak, hasta için en uygun tedavi yöntemi seçilir. Vajinismus tedavisinde, uzun süren bir tedavi yöntemi yoktur. Uygulanan terapi yöntemleriyle kesin sonuca varılabilmektedir. Fakat bu terapilerin süresini etkileyen bazı etmenler vardır. Örneğin, kadının terapi süresince partnerinden gördüğü destek, tedavinin süresinin daha da kısalmasını sağlamaktadır.

Vajinismus Tedavisi İçin En Uygun Tedavi Yöntemi

Vajinismus, Türkiye’de her 10 kadından 1’inde görülen bir cinsel problemdir. Hastalığın düzelmesi için uygulanan tedavi yöntemlerinin bazıları evde de yapılabilmektedir. Tedavi yöntemleri, Bilişsel Tedavi Yöntemi ve Davranışsal Tedavi Yöntemi olarak ayrılmaktadır. Davranışsal tedavi yöntemi kendi içerisinde de ayrılır. Davranışsal tedavi yöntemi, kadının kendi vücudunu tanımasına yönelik egzersizler içermektedir. Kadının kasılmalarına engel olması adına nefes egzersizleri yapılır ve kendisini nasıl kontrol altına alacağı öğretilir. Parmak egzersizleriyle, kadının genital bölgesine dokunmasına alışması sağlanır. Böylece kafasındaki tabuların yıkılması konusunda kadına önemli bir adım attırılır. Kegel egzersizleri, dilatör çalışmaları, ayna egzersizi diğer egzersiz türleridir. Egzersizlerden önce uygulanan bilişsel tedavi yönteminde de, sözlü olarak terapi uygulanır ve davranışsal yönteme de ön hazırlık yapılır.

Vajinismus Tedavisinde Başarısızlık Nedenleri

Vajinismus; cinsel ilişkiye girememe durumudur. Bunun psikolojik boyutunda kadının bilinçaltındaki anlamsız ve yersiz korkuları, yanlış cinsel bilgilendirmeler, geçmişten getirdiği kaygılar, eşiyle ilgili tutum ve inançları vardır. Vajinismus tedavilerinde %100 başarı sağlanmasına rağmen başarısızlıklar da yaşanabilir vajinismus tedavisinde başarısızlık nedenleri ni aşağıda sıraladım.

Vajinismus Tedavisinde Başarısızlık Nedenleri

  • Vajinaya yapılacak operasyonlar ; kızlık zarını aldırma, vajina genişletme, vajinal botoksla kasları devre dışı bırakmaya çalışma, vs. gibi operasyonlardır. Bunlar hem para kaybı, hem zaman kaybı hem de kadının umudunu kaybetmesine kendini daha kötü hissetmesine neden olacak başarısız uygulamalardır. Birçok vajinismus kadın tedavi olmak yerine bu tip girişimlerde bulunmayı tercih etse de sonuç hayal kırıklığı ve hüsrandır. Çünkü vajinismus bilinçaltındaki korku, kaygı ve yanlış bilgilerden kaynaklanır. Bu bilgiler sağlıklı olan bilgilerle değiştirilmediği takdirde hangi operasyon yapılırsa yapılsın vajinismus hastalığı düzelmez.

 

  • Vajinismus kadınlarının başvurduğu bir diğer başarısızlık nedeni ise; internet araştırmaları ve yalan yanlış sitelerde hastalığına çözüm arama girişimleridir. İnternet üzerinden görüştükleri, bilgi paylaştıkları vajinismus kadın gruplarıdır. Bu gruplarda bu hastalığı nasıl aştıkları anlatılır ve aynı uygulamaları yapmaları istenir. Bu uygulamaları yapmaya çalışan kadınlar ya yapamazlar ya da çözüm bulamazlar. Çünkü her vajinismus hastasının kendine has korku ve kaygıları vardır. Bilinçaltlarındaki nedenler başka başkadır. Birine çözüm olmuş bir yöntem, bir diğeri için kötü sonuçlar doğurabilir. Hastalığı daha katı hale getirebilir. Bu nedenle bu tip denemelerde de başarısızlık kaçınılmazdır.

 

  • Vajinismus tedavisindeki başarısızlığın bir diğer nedeni; tedaviye başlayan kadının verilen ödev ve talimatlara uymaması, seanslara düzenli gelmemesidir. Terapilerin sürekliliği için gerekli olan çiftin tedaviye istekli olmaları ve terapistin istediği zamanda gelmeleridir. Terapiye devam etmeme nedenini bile bazen çözümü getirebilir. Çünkü orda bir direnç vardır ve direncin kırılması hastalığı ortadan kaldırabilir.

 

  • Başarısızlık nedenleri arasında; vajinismus hastasının yanlış merkezlerde yanlış tedaviler almış olması, çift olarak değil de bireysel olarak tedavi olmuş olması, eşinin desteği ve ilgisinin azlığı, bunu hastalık olarak görmemesi dolayısıyla yapılan tedaviye destek vermemesi, doğumla ve gebe kalmayla ilgili korkuları ve bundan dolayı da tedaviye tamamen kendini kapatması, tedavi konusunda çiftin acele etmesi sayılabilir.

Yardımcı Üreme Teknikleri

Normal yolla çocuk sahibi olamayan çiftlere, tıbbi yollarla yardımcı üreme teknikleri uygulanır. Bu yardımcı üreme teknikleri, aşılama ve tüp bebek tedavi yöntemidir.

Bazı çiftlerde anne ya da baba adayından kaynaklı olarak normal yollarla gebelik gerçekleştirilememektedir. Böyle durumlarda, tıbbi yollardan destek alınabilmekte ve bu yollar sayesinde çocuk sahibi olunabilmektedir Tıptaki bu yöntemlere yardımcı üreme teknikleri adı verilir. Yardımcı üreme teknikleri de, aşılama ve tüp bebek tedavisi olmak üzere ikiye ayrılır.

Yardımcı Üreme Teknikleri

Aşılama Tekniği

Aşılama tekniğine intrauterininseminasyon da denilmektedir. Aşılama tekniğinin uygulanabilmesi için, erkeklerde semen analizinde 7  milyon/ml civarında sperm ve % 14 civarında morfolojinin normal olması gerekmektedir. Aşılama tekniğinde, erkekten meni alınır ve 15 dakika meni dinlendirilir. Daha sonrasında, semen  20 dakika 2000devir/dakika  çevrilir  (santrfüj edilir) ve bu işlem sonucunda yukarıda ölü spermler toplanır. Bu spermler diğer spermlerden ayrılır. Ölü spermler alındıktan sonra HEPES solüsyonu ile 10 dakika daha  2000devir/dakika santrfüj edilir. Bunun sonucunda dibe kaliteli ve canlı spermler çöker. Bu spermler kadına özel plastik ve steril inseminasyon kanülü ile uterus içerisine ultrason yardımıyla enjekte edilir. Eğer bu yöntemden olumlu bir sonuç elde edilemezse tüp bebek yöntemine başvurulur.

Tüp Bebek Tekniği

Kadının yumurtalarıyla erkeğin sperminin laboratuvar ortamında birleştirilmesi yöntemi, tüp bebek yöntemidir. Klasik tüp bebek yönteminde başarı şansı düşüktür. Bu nedenle daha çok mikroenjeksiyon yöntemine başvurulmaktadır. Mikroenjeksiyon yönteminde de, en sağlıklı olan sperm hücresi alınır. Döllenmenin kendi kendine olması beklenmeden, kadının yumurtasının içine enjekte edilir. Mikroenjeksiyon tedavisine şu durumlarda ihtiyaç duyulur;

HIV+ olan erkeklerde, kadına bulaştırmamak için kullanılır.

Kanser tedavisi görenlerde mikroenjeksiyona başvurulur.

Şiddetli endometriozis

Genetik hastalığa sahip olanlarda

Açıklanamayan infertilite durumlarında

Testislerde hiç spermin olmaması halinde ESA, MESA veya TESE ile alınan spermlerden sonra mikroenjeksiyon tedavi yöntemi uygulanabilmektedir.