Gebeliğin normal olarak devamında ve bebeğin ilk hali olan embriyonun normal gelişiminde, anneye ait üreme kanallarındaki hücrelerden salgılanıp embriyoyu çepeçevre saran  sıvıların içerisine aktarılan çeşitli maddelerin rolü büyüktür. Tüp bebek tedavilerinde embriyoların laboratuvar ortamında içinde bulunduruldukları ve kültür ortamı olarak adlandırılan sıvılar,  anne üreme kanallarındaki sıvılar taklit edilerek yapay olarak oluşturulmuş sıvılardır ve embriyonun gereksinimi olan besin ve enerji desteğini sağlarlar. Embriyo, ana rahmi dışında geçirdiği birkaç günlük süre içinde işte bu sıvılardan beslenir.

Tüp bebek tedavilerinde başarı anlamında kat edilen mesafe her geçen gün biraz daha artmasına karşın tekrarlayan implantasyon başarısızlığı ve düşükler konusunda, henüz gerçek anlamda bir başarı elde edilebilmiş değildir. Bu konuda yapılan birçok bilimsel çalışma, embriyonun içinde büyütüldüğü kültür ortamlarında var olan eksiklikler üzerine yoğunlaşmıştır. Nihayet son dönemde bu konuyla ilgili önemli bir gelişme kaydedilerek EmbriyoGen denen, içerisinde rekombinant granülosit makrofaj koloni stimüle edici faktör (GM-CSF) bulunan kültür ortamı piyasaya çıkarılmıştır. GM-CSF, insan ve diğer türler olmak üzere endometrium içeren birçok üreme siteminde salgılanan hematopoietik sitokin ailesinin bir üyesidir. İnsanda folikül hücreleri, Fallop tüpü epitel hücreleri ve rahim içine döşeyen endometrium hücrelerinden salgılanır. Hücre farklılaşması ve hayatta kalması için önemli bir büyüme faktörüdür. Erken dönemdeki embriyonun geçirdiği büyüme ve farklılaşma sürecinde birçok mekanizmada görev alır. Yapılan çalışmalarda bu maddenin emriyo-endometrium etkileşiminde önemli bir rolü olduğunu, eksikliğinde implantasyon denen, embriyonun rahime tutunabilme yeneteğinde bozukluk, gebelik kayıpları  ve embriyolarda gelişimsel gerilik gözlendiğini bildirmektedir.

GM-CSF içeren kültür ortamında büyütülen embriyolarla yapılan transferlerde gebelik oranlarında gözle görünür bir artış kaydedilmiştir. Buna göre bu vakalarda %20 olan gebelik oranı normal kültürde büyütülen embriyolarla yapılan transferlerde %11 bulunmuştur.

Tüp bebek tedavilerinde denemelerinde tekrarlayan implantasyon başarısızlığı adı verilen durum, iki defadan fazla denemede, sorunsuz yapılan embriyo transferine rağmen gebelik elde edilememesi durumudur ve tüm vakaların yaklaşık %30’unu teşkil eder. Bu kültür ortamını piyasaya çıkışı ile birlikte, tekrarlayan implantasyon başarısızlığında istatistiksel olarak anlamlı bir azalma, buna ek olarak gebelik elde edilebilmesine karşın erken dönemde gözlenen düşüklerin önlenmesinde anlamlı bir artış kaydedilmiştir. Buna göre klinik gebelik oranları EmbryoGen içeren kültür ortamında büyütülen embriyolarla yapılan transferler için %39, içermeyen ortam için ise %27 olarak bulunmuştur (Tevkin ve ark.2014). Yine normal kültür ortamında büyütülen embriyolarla elde edilen gebeliklerde düşük oranı %17 iken EmbryoGen ile bu oran %9 olarak belirtilmiştir.

Sonuç olarak kültür ortamına GM-CSF eklenmesi, tüp bebek denemelerinde insan embriyosunu doğal koşullarına biraz daha yaklaştırarak başarıyı artırabilmektedir.

-BİO. SÜKRÜ UZMAN

novafertil

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir