Kısırlıkta Tek Çözüm Tüp Bebek Tedavisi midir?

Yardımcı üreme yöntemlerinden biri olan tüp bebek günümüz koşullarında oldukça ilerlemiş ve başarı şansı yüksek olan bir tedavi yöntemidir. Peki kısırlık sorununda tek çözüm ve ilk yapılması gereken tüp bebek tedavisi midir?

Kısırlıkta Tek Çözüm Tedavisi Tüp Bebek midir?

Tüp bebek yani IVF, 12 ay boyunca korunmasız şekilde düzenli olarak cinsel ilişkide bulunup da bebek sahibi olamayan çiftlerin başvurduğu yardımcı üreme yöntemlerinden biridir. Tüp bebek tedavisinde anne ve baba adaylarından alınan yumurta ve sperm hücreleri, özel laboratuvar koşullarında döllenmeye bırakılır ve sonrasında oluşan embriyolardan en kaliteli ve sağlıklı olanı seçilerek anne adayı rahmine transfer edilir.

Çiftler normal şartlarda çocuk sahibi olamama durumunda daha fazla vakit kaybetmeden doktora başvurmalıdırlar. Çünkü anne adayının yaşı ilerledikçe tedavi başarı oranı da düşer.

Kısırlığa tek çözüm tüp bebek tedavisi değildir. Bu sorunla karşılaşan çiftler doktora başvurduklarında ilk olarak muayeneden geçer. Kısırlık sorunu tespit edildiği takdirde ilk aşılama yöntemine başvurulur. Eğer çiftin durumu aşılama yöntemine uygun ise ilk bu yöntem denenir. Şayet farklı sorun var ya da aşılama yöntemi tutmadıysa sonrasından tüp bebek tedavisi sürecine gidilir.

Aşılama Yöntemi

Aşılama tedavisi tüp bebek tedavisine nazaran daha basit, pratik ve maddi açıdan daha düşüktür. Bu yöntemde baba adayından sperm hücreleri alınır ve anne adayı rahmine bırakılır. Bu işlem gelişmiş enjektör yardımı ile gerçekleşir. Fakat tüp bebek başarı şansı aşılama yöntemine göre daha fazladır.

Tüp Bebek Tedavisinde Çiftlere Öneriler

Uzmanların araştırmaları kısırlığın ülkemizde çok yaygın olduğunu gösteriyor. Yaklaşık olarak 1,5 milyon çiftin böyle bir problemi var.iftlerin bazıları çareyi tüp bebek tedavisinde arıyorlar. Laboratuvar ortamında döllenme bu tedavi kapsamında gerçekleşir. Burada elde edilen embriyo kadının rahmine transfer edilir ve gebeliğin gerçekleşmesi beklenir. Bazen bu süreç düşük vakasıyla sonuçlanır. Tekrar eden tüp bebek başarısızlıkları bu noktada devreye girer. Bu kaygı  dolu süreç genel anlamda yaklaşık 2 hafta boyunca devam eder.

Tüp Bebek Tedavisinde Psikolojik Durum

Çiftler bu süreçte psikolojik açıdan bir nebze yıpranabilir, çünkü kısırlık bizim ülkemizde bir tabu olarak algılanır. Tüp bebek tedavisine rağmen sonuç alamayan çiftlerin oranı % 20 civarındadır. Tüp bebek tedavisine başvuracak çiftlerin öncelikle tedavi merkezine çok dikkat etmeleri gerekir. Tedavi merkezleri başarı oranının artması açısından önemli bir noktadır. Kadınlar hassas oldukları bu süreçte güçlü olmalıdırlar. Eşlerine karşı bu konuları açık açık konuşmak stresi azaltacak ve güveni pekiştirecektir. Erkeklerin ise bu konuyu utanç duyulacak bir mesele olmaktan çıkarmaları gerekir. Bu konuyu çarpıtacak insanlara özel rahatsızlıkları hakkında bilgi verilmemelidir. Bu bir iktidarsızlık göstergesi değildir, çünkü çiftler cinsel yaşamlarına sağlıklı şekilde devam ettikleri halde kısırlıkla karşılaşabilir. Bu, cinsellikten bağımsız bir konudur.

Tüp Bebek Tedavisinde Çiftlere Öneriler

Çiftlerin bu süreçte birbirlerine destek olmaları, moral vermeleri çok önemlidir. Ayrıca suçlayıcı olmak yerine teşvik edici olunmalıdır. Nihayetinde moral ve motivasyon tüp bebek tedavisinin önemli ayaklarından sayılır.

Çocuğu Olmayan Çiftler Ne Zaman Doktora Gitmeli?

Kısırlığın ne zaman ve kimde ortaya çıkacağı pek kolay ön görülemeyen bir olgudur. Peki çocuğu olmayan çiftler ne zaman doktora gitmeli?

Kısırlık sorununu önceden kestirebilmek ya da fikir yürütmek zordur. Bazı parametreler ölçüsünde doktora başvurmak gerekir. Bu konuda yaş faktörüne vurgu yapmak gerekir. Kadınlar için 20’li yaşlardan 30’lu yaşların başına dek geçen süre, doğurganlık açısından çok kritiktir. Eğer çiftler yaklaşık olarak 12 ay boyunca düzenli olarak seks yapıyorsa ve bu süreçte de korunmuyorsa, gebeliğin oluşması gerekir. Eğer bu sürenin sonuna gebelik oluşmuyorsa doktora gidilmelidir.

Kısırlıkta Yaş Etkisi

30 ve 39 yaşı arasındaki kadınlar, 6 ay civarında bu süreci yaşıyorlar ve sonuç alamıyorlarsa doktora gitmeliler. 39 yaşının üzerindeki kadınlar için zaman kritik bir konu olduğu için benzer durumlarda daha çabuk şekilde doktora gitmeleri gerekir. Hele hele kemoterapi ya da radyasyon gibi bir durum yaşanmışsa doktora bu konuda bilgi vermesi çok önemlidir. Erkekler için bu tip operasyonlar ya da kazalar, sperm değerlerini olumsuz yönde etkiler. Normal yaşlarda olan kadınlar için çok panik yapılacak bir durum yoktur. Çok özel bir dış neden yoksa cinsel birleşme gerçekleşiyorsa, bir süre gebeliğin oluşmaması karşısında paniklememek gerekir.

Kısırlık 6-7 çiftten birinde görülen bir durumdur. Bu kadar yaygın bir rahatsızlık için endişe duymak anlamsızdır. Kısırlık tedavisi büyük oranda sonuç veren bir tedavidir. Önemli olan gebeliğin oluşmaması karşısında doktora gitmekten çekinmemektir. Toplum açısından hassas bir konu olduğu için genelde çiftler doktora gitme için geç ikna olurlar.

Erkek İnfertilitesi Tanısında Fiziki Muayenenin Önemi

Kısırlık erkeklerin en büyük problemidir. Erkek infertilitesi tanısında fiziki muayenenin önemi oldukça fazladır. Gelişen teknoloji, erkek infertilitesi konusunda da yol alınmasını sağlamıştır. Buna rağmen çoğu erkek, kısırlıkla ilgili problemleri kabul etmediği için ya da tedaviden kaçındığı için bebek sahibi olma noktasında mutluluğu ne yazık ki yakalayamıyor. Kısırlığın normal bir problem olduğunu kabul etmek ve tedavinin aşamalarından eksiksiz şekilde geçmek önemlidir. Erkek infertilitesi belirlenirken bazı fiziki süreçler söz konusudur. Her erkekte kısırlığı ortaya çıkaran nedenler birbirinden farklılıklar gösterebilir. Bunun tek ve sabit bir nedeni yoktur. Bu aşamada başvurulan yöntemlerden en önemlisi sperm testleridir.

Erkek İnfertilitesi Tanı Süreci

Spermin hem sayısı hem de hareketliliği bu aşamada ortaya konmaktadır. Erkek hastaların daha önceki hastalık geçmişleri de bu aşamada değerlendirilmektedir. Hastanın kişisel durumuna göre kısırlığın nedenleri saptandıktan sonra bir analiz yapılıyor ve tedavi planlaması gerçekleşiyor. Erkek kısırlık problemlerini belirlemek adına öncelikle bazı hormon testleri uygulanır. Öte yandan genetik açıdan bir takım analizler yapılmaktadır. Sperm çıkış yolları ve testisler bilhassa incelenmektedir. Bu analizler genellikle ultrason vasıtasıyla gerçekleşir. Kısırlık problemi yaşayan her 100 erkekten 1 tanesinde muhakkak testis tümörü görülür. Bu süreçte erkek tanı, hayati derecede önem taşır. Uzman bir ürolog tarafından erken tanı konulması yaşam süresinin uzaması bakımından da değerlidir. Bunun dışında kemoterapik ilaçlar testis tümörü bulunan hastaların başarılı olmasında önemli rol oynar. Erken başvurmak kaydıyla kısırlık tedavisi için gelen hastaların başarı oranı oldukça yüksektir.

Çocuk Sahibi Olan Çiftler Kısırlık Sorunu Yaşayabilir mi?

Kısırlık sadece ülkemizde değil, bütün dünyada yaygın olan bir rahatsızlıktır. Peki çocuk sahibi olan çiftler kısırlık sorunu yaşayabilir mi?

Çocuk Sahibi Olan Çiftler Kısırlık Sorunu Yaşayabilir mi?

Kısırlık sorunu karşısında umutsuzluğa kapılıp panik yapmak yersizdir. .Bugün kısırlık karşısında birçok yeni tedavi modeli uygulanmaktadır. Geçmişte kısırlık daha ender gördüğümüz bir sorunken bugün daha fazla çiftte görülmektedir. Düzenli olarak cinsel yaşamlarını sürdürdükleri halde çocuk sahibi olmayan çiftlerin acil bir şekilde doktora başvurmaları gerekir. Fakat bazen bu durum çocuk sahibi olan çiftler için de geçerlidir.

Kısırlık Her Zaman Görülebilir

Kısırlık dinamik bir rahatsızlıktır ve sizi hangi yaşta, hangi dönemde bulacağı belli olmayabilir. Elbette genellikle ilk çocuk doğumlarından önce fark edilen ve ortaya çıkan bir durum olsa da bazen ikinci üçüncü doğumdan sonra da saptanabilir. Bir kadının doğum yapması, gelecek dönemde de rahatlıkla çocuk doğurabileceği anlamına gelmiyor. Üstelik bu çiftler ilk bebeklerini doğal yöntemlerle dünyaya getirmektedir. Buna tıp alanında ikincil kısır adı verilir.

Gebeliğin oluşması için annenin yumurtası ile baba adayının spermi arasında kusursuz bir birleşme gerçekleşmelidir. Bu da döllenmenin gerçekleşmesine zemin hazırlamaktadır. Daha önce çocuk sahibi olsalar bile zaman içerisinde anne ve babanın sağlığını muhafaza etmeleri gerekir. Daha doğrusu her iki tarafın da üreme sistemlerinde bir hasarın oluşmaması gerekir. Bunda ilerleyen yaşla birlikte çiftlerin artık kendilerine eskisi gibi bakmamalarında etkisi büyüktür. Örneğin kemoterapi gibi ağır bir uygulamaya maruz kalmış bir bireyin yeniden çocuk sahibi olma olasılığı görece azalabilir. Bazı kazalar ya da çeşitli ameliyatlar, ilaçlar da bu değişimlere dahildir.

İnfertilitede Karamsarlık ve Umutsuzluk Duyguları ile Baş Etmek Mümkün mü?

İnfertilitede karamsarlık ve umutsuzluk duyguları ve bu duygular ile baş etmek çiftler için oldukça zordur.İnsan, doğası gereği olumsuz durumlar karşısında kabuğuna çekilebiliyor ya da öz güvenini yitirebilmektedir. Her türlü yöntem ya da çözümü deneyip denemediğini sorgulamadan, peşin hükümlerle karamsarlığa girebilmektedir. Oysa pozitif düşünce, umutsuz duygular karşısında en önemli silahtır. Bu tip umutsuz duyguların en çok yaşandığı alanlardan bir tanesi de hastalıklardır. Bilhassa erkek ya da kadınlarda halk içinde kısırlık olarak da bilinen, İnfertilitede karşısından verilen reaksiyonları örnek olarak vermek mümkündür.

İnfertilitede Karamsarlık ve Umutsuzluk Duyguları : Sorunu Doğal Görün

İnfertilitede tıpkı diğer bütün hastalıklar gibi çok doğal bir problemdir. İnfertilitede, tedavisi mümkün olan, dolayısıyla da umut etmeye ve mücadeleye değer bir konudur. Buna rağmen bazı çiftler kısırlık probleminden ötürü psikolojik sorunlar yaşayabilmektedir. Bazı çiftler birbirini sorumlu tutarken, bazı durumlarda çiftlerden bir tanesi vicdanen rahatsızlık duygusu hissedip, kendisini sorumlu tutmaktadır. Her iki durum da psikolojik tahribatlar yaratmaktadır.

Kısırlık problemi çeken insanlar genellikle “Aile kurmam artık olanaksız” ya da “Bu yaşadığım başka bir günahımın bedeli olarak karşıma çıkıyor” gibi cümleler kurmaktadır. Erkekler ise genellikle “İnsanlar ne der?” ya da “Toplum içine nasıl çıkarım?” gibi düşüncelere girmektedir. Bu düşünceler gereksiz yere doğurganlık problemi yaşayan insanlara ek yük getirmektedir. Oysa motivasyon düşürücü düşünceler yerine tedavi süresince pozitif yaklaşıp moral depolamak çok önemlidir. Nihayetinde tedavisi mümkün olan bir problem için bu kadar karamsar olmak anlamsızdır. Bazı durumlar karşısında nasıl tepki vereceğimizi kendimiz şekillendiririz, bu da olaylardan olumlu ya da olumsuz yönde etkilenme seviyemizi belirleyen temel unsurdur. Çiftlerin bu noktada psikolojik bir destek alması önemlidir.

 

Kısırlık Sorunu Olan Çiftlerin Yapması Gerekenler

Toplumumuzda bazı rahatsızlıklara ve hastalıklara dair ciddi ön yargılar vardır. Kısırlık da tam olarak bunlardan biri durumundadır. Toplumumuzda kısırlık son derece utanılan saklanılan, eksiklik duygusu uyandıran bir hastalıktır. Bu yüzden de birçok erkek kısır olduğu konusunda bilgi vermekten uzaktır. Hatta gurur yapıp bu konuda doktora bile giderken zorlanırlar. Oysa kısırlık çok doğal çok olağan bir rahatsızlıktır. Ayrıca cinsellikle doğrudan ilişkili değildir, bir erkek cinsel aktivitesini sağlıklı bir şekilde sürdürdüğü halde, kısır olabilir. Bu cinsel haz ya da performansla ilgili bir konu değildir.

Kısırlık Sorunu Olan Çiftlerin Yapması Gerekenler

Kısırlık günümüz teknolojisinde çözüm alternatifleri geniş bir rahatsızlığa dönüşmüştür. Kadınlar 35 yaşından sonra korunmadığı halde gebe kalamıyorsa doktorla irtibat kurmalıdır. Çiftler yakın zamanda sperm ya da yumurtalıklara etki edecek bir operasyon geçirmişse özellikle acil bir şekilde doktora başvurmalıdır. Tüpleri tıkalı olan hastalar, azoospermi erkekler, aşılama yönteminden ziyade tüp bebek tedavisini tercih etmelidirler. Bu süreçte yapılan testler hem kadına hem de erkeğe yöneliktir ve benzer zamanlarda uygulanır. Erkek için sperm testleri yapılır, kadının kan ve hormon testleri yapılır. Kadına ait tüplerde bir tıkanıklık olup olmadığı kontrol edilir. HSG adı verilen yöntemle bu durum saptanır.

Tüp Bebek Kaç Defa Tekrarlanır?

Çiftler tüp bebek tedavisinin başarısızlığa rağmen 3 defa tekrar edilebilir bir şey olduğunu unutmamalıdır. Bu 3 deneme de başarısız oluyorsa genellikle daha sonraki tedavi süreçlerinde farklı yöntemler tercih edilmektedir. Sigara ve alkolden uzak durmak, spor yapmak ve dar kıyafetler giymemek erkek tipi kısırlıkta dikkat edilmesi gerekenler arasındadır.

Gebeliği Engelleyen 5 Neden

Çiftler adına sağlıklı bir bebek sahibi olmak en büyük mutluluktur. Fakat bazı çiftler ne yazık ki bu kadar şanslı olamayabiliyor. Kısırlık, ülkemizde neredeyse %20’ye yaklaşan bir sorundur. Neyse ki son dönemde gebelik olasılığını arttıracak tedavi yöntemleri çeşitlilik kazanmıştır. Gebeliği engelleyen nedenleri uzun uzun maddeler halinde sıralamak mümkün olsa da bu bilhassa ana nedenler üzerinde durmakta fayda vardır. Çiftler gebelik testlerinden istedikleri sonucu elde edemediğinde hemen tüp bebek tedavisine yönelmektedir. Fakat tüp bebek öncesinde sorunun kaynağı mutlaka doğru bir şekilde analiz edilmeli be tedavi stratejisi buna göre belirlenmelidir.

Gebeliği Engelleyen 5 Neden

Kısırlık

Yumurtlamama sorunu en bilinen kısırlık sorunlarından biridir. Polikistik sendromu adı verilen durumun ortaya çıkması hem regl düzensizliğine, hem de erkek hormonlarının artışa geçmesine neden olmaktadır.

Kilo

Kilo açısından problemli kadınlarda bu sorun özellikle saptanmaktadır. Spor yapmak, egzersiz yapmak ve kilo vermek yumurtlama ile ilgili sorunu ortadan kaldırabilmektedir.

Zararlı Alışkanlıklar

Kimi doğurganlık problemleri kadından ziyade erkekten kaynaklı olabilmektedir. Özellikle eşin aşırı sigara tüketimi ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları gebeliği engelleyen nedenler arasında gösterilebilir.

Yumurta Sorunları

Kadınlar doğduklarında belli ölçüde yumurtaları bulunur, fakat önemli olan sağlıklı ve kaliteli yumurta sayısının fazla olmasıdır. Gebeliği engelleyen sebeplerden bir tanesi de var olan yumurtanın sağlıksız durumda olmasıdır.

Endometriozis

Endometriozis hastalığı da doğurganlığın önündeki en önemli engeldir. Regl dönemlerinde açığa çıkan ve rahim içi tabakanın rahim dışına dökülmesiyle oluşan bu rahatsızlık, çok sayıda kadında rastlanılan bir vakadır. Son olarak da tüplerin tıkalı durumda olmasından bahsedebiliriz. Bazı operasyonlar ya da cinsel yollarla geçen hastalıklar bu durumu tetikleyebilmektedir.

Polikistik Over Sendromu Kısırlık Sebebi midir?

Polikistik Over Sendromu yaşayan kişilerin en merak ettiği konulardan biri Polikistik Over Sendromu’nun kısırlık sebebi olup olmadığıdır.Kadınlarda meydana gelen kısırlık tek bir hastalık olarak algılansa da vücutta yaşanan dengesizlikler ya da meydana gelen rahatsızlıklar sonucunda kısırlık ortaya çıkmaktadır. bu durumun sağladığı en büyük avantaj mevcut sebebin ortadan kaldırılması ile kısırlığın da sona erdirilebilmesi. Fakat soruna uygun bir tedavi bulunamadığında, kısırlık da ömür boyu devam edebiliyor. Bu nedenle kadınların neden kısır olduğunun araştırılması ve bu araştırma sonucunun doğru bir şekilde sonuçlandırılarak tedavi uygulanması kısırlık için oldukça önemli durumların başında geliyor. Kısırlık konusunda en çok konuşulan ve en çok kısırlığa neden olan durumlardan birisi de polikistik over.

Polikistik Over Sendromu Neden Kısırlığa Sebebiyet Veriyor?

Halk arasında çok bilinmese de kısırlığa yol açan en büyük rahatsızlıklardan birisi olan polikistik over sendromu

PCOS ve PKOS olarak biliniyor. Kadınların hormonal düzeyde yaşadığı dengesizliklere bağlı olarak gelişen polikistik over sendromu, genel olarak yumurtalıklarda meydana gelerek buraya yerleşen kistler. Özellikle kadınların gençlik dönemlerinde meydana çıkma riski çok daha fazla olan polikistik over sendromu, 30 yaşın üzerindeki kadınlar için çok ciddi bir risk oluşturmuyor. Yapılan araştırmalarda da 30 yaş altında görülme ihtimalinin çok daha fazla olduğu ortaya çıkarılmış durumda. Dünya genelinde ise kadınlarda görülme oranı sadece yüzde 5. Buna karşın polikistik over sendromu kısırlık adına en büyük tehditlerden birisi. Bu rahatsızlığın farklı belirtileri olduğu gibi aşırı kıllanma ve sivilce artışı en bariz belirtiler arasında bulunuyor.

Polikistik Over Bir Kısırlık Nedeni Mi?

polikistik over sendromunün kısırlığa yol açtığı bilinse de polikistik over sendromu olan fakat hamile kalarak doğum gerçekleştirebilen anneler de mevcut. Bu bakımdan her polikistik over yaşayan kadının kısır olacağı şeklinde bir kesin tanı bulunmuyor.

Nedeni Belirlenemeyen Kısırlık

Nedeni belirlenemeyen kısırlık, anne ve baba olmak isteyen birçok kişinin önünde engel oluyor.

Kişinin çocuk sahibi olmasına engel olan kısırlık, inferilite olrak adlandırılmaktadır. Bu durum bazen kadında, bazen erkekte, bazen de her ikisinde görülebilir. Kısırlığın her iki tarafta da olma olasılığı %15 civarındadır.  Bunların nedenleri, yapılan test ve tahliller sonucu saptanabilmektedir. Yapılacak olan tedaviler, bu nedenler göze alınarak uygulanır. Fakat bazen, nedeni bilinmeyen inferilite gibi bir sorunla da karşılaşılabilir. Uzmanların görüşlerine göre bu durumun nedeni, büyük ihtimalle hücresel bazı problemlerden kaynaklanmaktadır. Ancak günümüzdeki teknoloji ile bu sorunlar görülememektedir. Kişi bütün tahlilleri normal çıkmasına rağmen çocuk sahibi olamaz. Genellikle bu durum, hastaya laparoskopi yapılarak tespit edilir ve ondan sonra teşhis konulur. Fakat tespit edilebilmesi için her zaman laparoskopi gerekmez.

Açıklanamayan inferilitenin tedavisi nedir?

İsminden de anlaşılacağı üzere nedeni bilinmediğinden kesin bir doğrultuda tedavi uygulanmaz. Bu gibi vakalarda daha çok yumurta ve spermlerin arttırılmasına yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Bu yöntemler; overyan stimulasyon (klomifen sitrat, gonadotropinler), aşılama (IUI) ve yardımcı üreme teknikleri- tüp bebek (ART)’dir. Ancak tedaviye başlanmadan önce belli başlı faktörler belirlenerek göz önünde bulundurulmalıdır. Bunlar; kişinin yaşı, daha önceki gebelikleri, inferilite süresi gibi faktörlerdir. Bu uygulamaların bazıları tek başına yetersizdir. Bunlardan biri de aşılama tekniğidir. Overyan stimulasyon tekniği ile birlikte yapılırsa başarı şansı artar. Ancak aşılama tekniği, gonadotropin ile birlikte uygulanırsa, bu oran daha da artar. Tüm bunlara rağmen gebelik elde edilemediyse ve 3. deneme de gerçekleştiyse, artık yapılacak tek bir şey kalmaktadır. O da tüp bebek tedavisidir. Tüp bebek tedavisinde sperm ve oosit bir araya getirildikten sonra, embriyonun gelişimi izlenir. Ancak bu sayede nedeni bilinmemesine rağmen inferilite hakkında fikir sahibi olunabilir.