Tüp Bebekte Yeni Ameliyat Teknikleri

Tüp bebekte yeni ameliyat teknikleri ve gelişen teknoloji birçok çiftin bebek sahibi olmasını sağlıyor.

Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin başvurdukları bir yöntem olan tüp bebek tedavi yöntemi kapsamından bazı tedavi teknikleri bulunuyor. Bu tedavi teknikleri başarı oranının arttırmaya yardımcı oluyor. Öncelikle tüp bebek tedavisinde tanısal bir tedavi tekniği Histeroskopi tedavisi karşımıza çıkıyor.

Tüp bebek tedavisinde önce tanısal Histeroskopi

Tüp bebek tedavi süreci başlamadan önce önemli bir aşama tanısal histeroskopidir. Bu işlem ilk etapta muayene şartları ile gerçekleştiriliyor. Rahim içi boşluğunun hacmi ile şekli hakkında net bir bilgiye ulaşan yöntemde endometrium tabakasının kalınlığı ve yapısı hakkında bilgiye de ulaşılabiliyor. Histeroskopinin bir diğer çözüm yolu da HSG ve 3 boyutlu yapılan ultrasonografidir.

Tüp bebek öncesi tedavi amaçlı histeroskopi

Yapılması düşünülen tedavi için öncelikle rahim içi anomalilerin tedavisi yapılıyor. Sonrasında histeroskopinin yapılmasının gerekli olup olmadığı kesinleştiriliyor.

Tüp bebek öncesi tanısal Laparaskopi

Hastahanede yatış gerektiren bir tedavi olan laparaskopi, çoğu hastların %2 veya %3 ünde ortaya çıkan komplikasyonlat ile hayati risk içeren sonuçlara sebebiyet vermektedir. Yapılan tetkitlerde anormal bir durum ile karşılaşıldığında bu tedavi uygulaması yapılır.

Tüp bebek tedavisi öncesi tedavi amaçlı laparoskopi

Tüp bebek tedavi süresi öncesinde başarı oranının arttırmak için yapışan tedavi laparoskopi tedavisinin bazı endikasyonları bulunuyor. Mesela; tüplerde sıvının bulunmamasına bağlı olarak salpingektomi uygulanabilir. Bunun yanı sıra çikolata kisti endikasyonları biraz daha komplike olmaktadır.

Tüp bebek öncesi histeroskopi ile laparoskopi uygulamaları başarıyı arttırır mı?

Bu iki tedavi teknikleri gerekli olan durumlarda uygulanmalıdır. İşlemler, tanısal ve tedavi ihtiyacına yönelik yüksek performans gösteriyor. Tedavi öncesinde göz ardı edilmemesi gereken teknikler olarak da belirtiliyor.

Akdeniz Diyeti Tüp Bebekte Başarı Şansını Artırabilir

Doktorların önermiş olduğu Akdeniz diyeti ile tüp bebek tedavi sürecinde olumlu bir başarı elde edebiliyorsunuz.

Tüp bebek tedavi sürecini etkileyen birçok faktör bulunuyor. Bu faktörler süreci olumlu etkilediği gibi olumsuzda etkileyebiliyor. Doktorların hastalarına önerdikleri bu diyetin oldukça fayda sağladığı da gelen yorumlar içerisinde bulunuyor. Tüp bebek tedavisinin bilindiği üzere diğer ismin IVF tedavisi olarak biliniyor. Tüp bebek tedavisinin bazı durumlarda sürecin rahat geçmesinin yanı sıra olumsuz sonuçlarda doğurabiliyor. Bu kapsamda da tedavi sürecinde farklı çözüm yollarının aranmasına sebebiyet veriyor.

Tedavi sürecinde yapılan araştırmalar neticesinde IVF tedavisi öncesinde 6 ay Akdeniz diyetinin uygulanmasından sonra tüp bebek tedavisinin daha iyi sonuç doğurduğu uzmanlar tarafından söyleniyor.  Bahsedilen Akdeniz diyetinin içeriğine bakılacak olursa gayet sağlıklı, dengeleyici ve vücudun alması gereken besinleri içerdiğini görüyoruz. Özellikle diyet içerisinde bol baklagiller bulunuyor. Bunun yanı sıra taze meyveler, sebzeler, kepekli tahıllar, balık gibi besinlerin diyeti oluşturduğunu ve insan bünyesinde fayda sağladığı görülüyor. Kızartmalardan uzak bir diyet olan Akdeniz diyetinin sağlığınız açısından da fayda sağlayan bir diyet. Yapılan araştırma 22 ve 41 yaş arasında ki 244 kadının beslenme kalıpları analiz ediliyor. Araştırma sürecinde gruplara ayrılan kadınların Akdeniz diyeti sürecinde aldıkları besinler oranınca vücutta sağladığı fayda ile hamile kalma oranlarının yükseldiği test ediliyor. Bu oranın %50 olduğunu da söyleyelim. Bunun yanı sıra 35 yaş üstü kadınlarda da Akdeniz diyetinin fazla oranda başarı sağlamadığının altını çizelim. Çünkü 35 yaş sonrası kadın hormonlarında farklılaşma görülmekte.

Diyeti uygulayıp, süreç içerisinde sabırlı olunması ise gerekli olan şartlardan bir tanesi. Kadınların bu diyeti uygulamalarının ardından erkeklerinde bu diyeti uygulamaları ve başarı oranının arttırmaları kaçınılmaz oluyor.

Tüp Bebek Tedavisinin Başarısızlıkla Sonuçlanmasının Nedenler

Tüp bebek tedavi süresince kişileri olumsuz etkileyen birçok önemli faktör bulunuyor.

Tüp bebek tedavisi sonrasından 12 ve 14 gün arasında bir bekleme süresi bulunuyor. Bu sürede bir kan gebelik testi yapılmakta. Bunun sonucunda gebelik elde edilmiş ise tedavi tutmuş demektir. Sonuç negatif çıkar ise tedavinin başarısız olduğu görülür.

Çiftlerin bebek sahibi olmak için tedaviye başvurduklarında başarılı sonuç almak için birçok faktöre dikkat etmeleri gerekmekte. Tedavi süresinden sonra dikkat edilmeyen faktörlerinde etkisiyle başarı oranı olumsuzlukla sonuçlanabiliyor. Bu  sebepler içerisinde stres ve psikolojik etkenler ön planda. Çiftlerin öncelikle kendilerini bu tedavi sürecine hazırlamaları gerekmekte. Özellikle kişilerin “Çocuk sahibi olamayacak mıyım? Sorun benden kaynaklı, başarısız olursa ne yapacağım?” gibi sorularla kendilerini olumsuz yönde etkiledikleri görülüyor. Çevreden gelen olumsuz yorum ve eleştiriler kapsamında kişiler olumsuz yönde etkilenmektedir. Bu süreçte çiftlerin birbirlerine destek olmaları ve stresten uzak durmaları gerekmektedir.  

Tedavinin olumsuz sonuçlanmasının bir diğer sebepler içersinde kalitesiz embriyo oluşumu yer alıyor. Bunun başlıca sebebi hasta kaynaklı olmakla beraber ihtimal olarak az olsa da  yanlış ilaç tedavisi, embriyonun yanlış ortamda bulunduruluyor olması ve embriyo zarının kalınlaşması yer alıyor. Oluşan bu sebeplerden dolayı tüp bebeğin tutunmasına engel oluyor. Ancak bunun yanı sıra diğer denemeler ile tedavi sürecinden olumlu sonuç alınma ihtimalide bulunuyor.

Rahim içi bozuklukları da tüp bebek sürecinin olumsuz olmasına sebebiyet doğuruyor. Enfeksiyon kaynaklı yapışıklıklar, bağışıklık sistemi bozuklukları, pıhtılaşma bozuklukları, miyom ve polipler tedavi sürecini olumsuz etkiliyor olmakta. Tespit edilen kistlerin alınması ile rahim yapısının düzeltilmesi ile anne adaylarının daha sonra ki tüp bebek tedavilerinde başarısız sonucunu engelleyen durumlardan oluyor. Çikolata kisleri ve tüplerde yaşanan sıkıntılarda tedavi sonucunu başarısızlığa itiyor. Özellikle cerrahi operasyonlarda tüplerin zarar görmesi ciddi problemlerden birisi oluyor.

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Mevsimlere Göre Değişir mi?

Tüp bebek tedavisinin birçok nedeni araştırıldığı gibi mevsimsel değişikliklerinde tedavi sürecini etkilediği söyleniyor.

Çiftlerin bebek edinebilmeleri için tüp bebek tedavisine başvurdukları gibi bu süreçte birçok konu başlığına da dikkat etmeleri gerekiyor. Dikkat edilmesi gereken konular içerisinde beslenmeden, moral bozukluğuna kadar önemli konular yer alıyor. Bunların bir tanesi de enfeksiyonlardan uzak durma, hastalıklardan korunmaya çalışılması oluyor. Bu süreçte de çiftlerin önlem almak için kış aylarından çok  yaz aylarının tedavi için seçmelerine sebebiyet veriyor. Ancak doktorların bu soruya yanıtları “Hayır” oluyor. Bu sorunun ortaya çıkma sebebinin ise; tüp bebek tedavisinde dikkat edilmesi gereken hastalıkların  kışın değil de yazın gerçekleştiği görülüyor olması. Bunun sonucunda da tüp bebek tedavisinin daha başarılı sonuçlara yol açabilmek için yazın tedaviye başlanması gerektiği anlaşılıyor.  

Tüp bebek tedavisini mevsimlik değişkenliklere açık olması sorusunun birden fazla yanıtı bulunuyor. Kışın insanların enfeksiyonlara daha açık olmaları, kış aylarında daha sık hastalanması, bundan dolayı da hem üreme hücrelerinin daha kalitesiz, cansız olacağının bir kanıtı oluyor. Ayrıca tedavi sürecinde anne aydının yakalanacağı bir enfeksiyonun gebeliği olumsuz etkileyeceği gelen yorumlar içerisinde yer alıyor. Bu yaklaşımı mantıklı bulanların da olduğu  görülüyor. Ancak uzmanların mevsimlik değişikliklerin tüp bebek tedavisini olumsuz etkilemediğini söylemesi kafa karışıklıklarına dur diyor.

Tedavinin mevsimlik değişikliklerden etkilenmediğini kanıtlamak için bazı sebepler öne sürülüyor.

* Tüp bebek tedavisinin tamamen laboratuar ortamında gerçekleşmesi mevsimlik değişiklerden etkilenmediğinin bir göstergesi oluyor.

* Yumurta kalitesinin mevsime göre değişmediğini doğal olarak mevsimlik değişikliklerin yumurta kalitesini olumsuz etkilemediğinin söyleniyor.

* Kadınların adet düzensizliklerinin mevsimlik değişikliklerde ilgisi bulunmuyor.

* Havanın sıcak veya soğuk olması çiftlerin yumurta kalitesini etkileyen bir durum olmuyor.

Bu kapsamda tüp bebek tedavi sürecinin başlaması için kişilerin kendilerini ne zaman hazır hissettiklerinde tedavinin  başlanması gerekliliği vurgulanıyor.

Tüp Bebek Tedavisinde 2018 Yılındaki Gelişmeler

Tüp Bebek Tedavisinde 2018 Yılındaki Gelişmeler

Bebek sahibi olamayan çiftlere umut ışığı olan tüp bebek tedavisinde her yıl yeni teknolojiler uygulanmaktadır.

Tüp bebek tedavisi birçok çifte olumsuz sonuç doğurmuş ve günümüze kadar adım adım gelişim göstererek gelmiştir. Tüp bebek tedavi sürecine hastaların psikolojik olarak da hazır olmaları gerekmektedir. Gelişen teknoloji ile tüp bebek tedavisi ilerleme göstermektedir. 2018 yılı içerisinde tüp bebek tedavisinde gelişen yöntemler çiftlere umut ışığı olmaktadır. Son zamanlarda en çok duyulan yenilik gebelik aşısı olmaktadır. Öncelikle yaş, ultrasound, laboratuvar sonucu gibi aşamalara göre kişilere uygun tedavi veriliyor. Başarı oranının bu şekilde artırılması ön görülüyor.

Bir diğer yenilikte ICSI oluyor. Bu yeni özellik ile kaliteli alınan spermi direkt olarak yumurta içerisinde enjekte ediliyor. Bu yöntem ile özellikle erkeklerde sorunun olmasından dolayı başarı oranı yükseğe taşınıyor.

Bir diğer başarılı uygulanan yöntemde yumurtanın veya embriyonun dondurularak saklanması ve ilerleyen zamanlarda tekrar kullanılmasına olanak sağlamaktır.

Diğer bir gelişme ise PGD işlemidir. Bu işlem rahme koyulacak olan bebeğin kromozomal ve genetik olarak sağlam olup olmadığının tespitini kolaylaştırır. Özellikle 40 yaş üstü olan bayanlarda bu yöntem ile sağlıklı hamilelikler sağlanmaktadır. Bazı ülkelerde de PGD yöntemi ile bebeğin cinsiyetini belirlemek ve rahim içine konulması amaçlanmaktadır. Bu uygulama Türkiye’de ise yasal olan bir uygulama değildir. Gündemden düşmeyen ve çok konuşulan bir diğer tedavi yöntemi ise ERA testi olmaktadır. Bu test embriyonun rahme yerleştirilmeden öncesinde rahimden alınmış olan biyopsinin dokularından genlere bakılmasını sağlayan bir testtir. Test embriyonun rahime yapışmaya uygun olduğunu gösterebiliyor. Bu gelişmelerin amacın tüp bebek tedavi şansını arttırarak başarı oranı sağlamak olmakta. İlerleyen yıllarda gelişen teknoloji ile de tüp bebek tedavisi için birçok yeni tedavi yöntemleri ve teknikleri ilerleme gösterecektir.

Tüp Bebek Tedavisinde Geç Tutunma

Tüp bebek tedavi sürecinde gerekli tenkitler yapıldıktan sonra döllenen yumurtaların anne adayının rahmine yerleştirilmesi gerçekleştirilir.

Çiftlerin tüp bebek tedavi süresinde birçok durum ile karşı karşıya gelirler. Tedavide anne ve babadan üreme hücreleri alınarak bazı kontroller yapılır. Kadınlarda kaliteli yumurtaların seçimi ve spermler ile döllenmenin oluşturulması sağlanır. Döllenmiş olan yumurtalardan “embriyodan” en kaliteli olanlardan 1 ya da 2 tanesi kadının rahmine yerleştirilir. Bu süreçte 12 veya 14 gün kadar bir süre beklenir ve kanda gebelik testi yapılır. Bu testin 12 sonra yapılması ise hamilelik hormonu  olan Beta HCG hormonun kana ancak bu süre zarfı içersinde geçme işleminin gerçekleşmesidir. 12 gün öncesinde yapılacak olan gebelik testleri negatif sonuçlanacaktır.

Geç tutunma nedir?

Geç tutunma öncesinde normal gerçekleşen adet kanamalarının 28 günde bir yaşanması durumunda kadının yumurtlamasının gecikmesi ile adet göreceği tarihte gecikme olmaktadır. Adet kanamasının olması yumurtlamanın gerçekleşmesi demektir. Yumurtlama gerçekleşmesinin ardından 14 gün sonra kadının adet görmesi gerekmekte. Ancak bu adet kanamasının beklenen durumdan geç olması durumuna geç tutunma denmektedir.   

Yumurtlamanı geç olması durumunda zaten kadınların o ay içerisinde adet görmesi beklenmemeli. Bu durumda adet o ay olmadı diye geç tutunmanın gerçekleşmediği söylenemez. Kadının adet görmesi ve ultrason da gösterilen tarih farklılık gösterebilir. Yanılma payı 1 hafta kadardır. Bu süreçte halk arasında geç yumurtlama olarak nitelendiriliyor olup tıpta da geç tutunma olarak biliniyor. Geç tutunma süresinin en iyi yöntemi bir doktor tarafından hesaplanmasıdır. Embriyonun rahim duvarına tutulması 5. gün gerçekleşir. Transferi ise 2-5 gün içerisinde gerçekleşmektedir. Yumurta toplama günü ön plana alındığı zaman ise 6- 10 gün içerisinde embriyo rahmet tutulur ve tüp bebek tedavisi başarılı olur.

Yaşı İlerlemiş Hastalarda Tüp Bebek Tedavisi

Belli bir yaş olgunluğuna ulaşmış kadınların tüp bebek tedavisinden başarı oranı yakalamaları şansı bulunmakta.

Yaşı ilerlemiş kişilerde tüp bebek tedavi yapma olanağı vardır. Ancak bunun riskleri ve başarı yakalama oranı diğer yaştaki kadınlara oranlar düşüktür. Yaşı büyük olan hastaların bu tedavi süresince dikkat etmeleri gereken durumlar söz konusudur.

  1. Normal kontrolleri yapılması ve FSH, LH ve östradiol ölçümlerinin yapılması gerekmektedir. Yapılan testlerin sonucunda kadınların tüp bebek tedavisi başarı şansları tahmin edilir.
  2. Kadınlarda varsa yüksek tansiyon ile şeker gibi hastalıkların testleri kesinlikle yapılmalıdır.
  3. Genetik hastalık riski ilerleyen yaşlarda artış göstermektedir. Bu sebepten dolayı preimplatasyon genetik tanı testlerinin mutlaka yapılması gerekmektedir.

4 . Yüksek tansiyon ve şeker ölçümlerinin önceden kontrol altına alınması gerekmektedir.

Bu maddelerin hepsi önem arz ediyor olup gebelik öncesi ve sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalardan birkaçı oluyor. Belirtmek gerekir ki yaşlı kadınlarda gebelik süresince oluşan komplikasyonların çokça oluşması yüksek orandadır. Biraz riskli bir gebelik süreci geçirilebilir. Kadınların 32 yaşından itibaren gebe kalma şansları günden güne azalış gösterebilir. 35 ila 40 yaş arası ise doğurganlık oranının hızla düşüş gösterdiği zamanlardır. Hatta 40 yaşına gelindiği zaman doğurganlık oranı yarı yarıya düşmüş olur. Bu sebepten dolayı tüp bebek tedavi sürecinde ve öncesinde beslenme şekilleri, stres, ideal kilonun korunması ve bazı egzersizler yapılmalıdır. Yaşın ilerlemesi ile kişilerin gebe kalmasından sonra doğum için sezaryen doğum yaş ile doğrudan ilgilidir. Bu sebepten dolayı normal doğum yerine sezaryen doğum tavsiye edilir. Sezaryen doğum da normal doğuma göre pek fazla tercih edilmeyen bir yöntem gibi gözükse de sezaryen doğumu yaşı ilerlemiş insanlar için uygulanması yüksek orandadır.

Tüp Bebek Tedavisi can yakar mı

Tüp Bebek Tedavisi can yakar mı?

Çocuk sahibi olmak için başvurulan Tüp bebek tedavisi, fiziksel olarak acı vermeyen bir uygulamadır.

Doğal yolla hamile kalamayan kişiler, bunun sonucunda yardımcı üreme yöntemlerinden biri olan Tüp bebekten destek alırlar. Bu yöntem esnasında, kadın ya da erkek fiziksel olarak herhangi acı veya ağrı duymaz. Ayrıca yan etkisi de bulunmamaktadır. Fakat bu süreç, psikolojik açıdan da etkili olacağından, bu alanda destek alınması büyük yarar sağlayacaktır. Üstelik sadece uzmanlardan değil, çevreden de maddi ve manevi destek alınması oldukça önemlidir. Bunların yanı sıra, bu süreç içerisinde çekilen sıkıntılar, kişilerin bebeklerini kucaklarına almalarıyla son bulacaktır.

Yumurta toplama işleminde ağrı duyulur mu?

Bu süreçte yumurtaların uyarılması için bir takım ilaçlar kullanılır. Ardından, vajinal ultrasonografi ile, yumurta toplama aşamasına geçilir. Özel materyaller ve iğne ile, steril tüplere alınmış olan yumurtalar uygun koşullarda bekletilir. Ayrıca bu işlem, lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Bu tür uygulalar, alanında tecrübeli uzman hekimler tarafından yapıldığı müddetçe, herhangi bir sorunla karşılaşılmayacaktır. Öte yandan, kadın işlem esnasında acı veya ağrı hissetmemektedir. Sadece toplama işlemi bittikten sonra hafif bir ağrı hissedilebilir. Hafif ilaçlar ile kolayca giderilebilen bu ağrı, kadının günlük yaşamına olumsuz bir etki etmemektedir.

Tüp bebek tedavisinde anestezi şart mıdır?

Tedavi esnasında yumurtalar uyarıldıktan sonra, yumurta toplama işlemi gerçekleşmektedir. Lokal anestezi altında yapılan bu işlem, özel aletler ve iğne yardımıyla laboratuvar ortamında yapılmaktadır. Bu yöntem uzman hekimler tarafından profesyonel bir şekilde uygulanırsa, herhangi bir yan etkiye uğranmaz. O yüzden tedavi olacağınız merkezi ve doktorunuzu araştırarak, özenle seçmelisiniz. Bununla birlikte, bu işlemin ardından hafif ağrılarla karşılaşılabilir. Ancak verilen ağrı kesiciler ile rahatlıkla geçmektedir.

Tüp bebek laboratuvar uygulamaları

Tüp bebek laboratuar uygulamaları

Tüp bebek tedavisinde yapılan laboratuar uygulamalarını sizler için derledik.

Tüp bebek tedavisi doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerin bir numaralı alternatif yardımcı gebelik yöntemidir. Son yıllarda çevre baskısının azalması ve tedavideki başarıların artmasından dolayı bu tedaviyi tercih eden çitlerin sayısında artış gözlenmektedir. Tüp bebek tedavisi sırasında yapılan laboratuar uygulamalarını sizler için derledik.

Blastokist Transferi

Döllenmiş olan yumurtanın ana rahmine tutunmadan ulaşmış olduğu son gelişim safhası Blastokist olarak adlandırılır. Blastokist transferi yapılacak hastalar bölünme aşamasında embryoların kötü kalitede olduğunda daha da düşeceğinden dolayı yalnızca selektif hasta gruplarında uygulanması ile gebelik şansı artmaktadır.

Embriyo Dondurma

Embriyo dondurma işlemi embriyoların koruyucu kültür solüsyonları içerisinde dengelenmesiyle birlikte özel bir alet kullanılarak kademeli olarak dondurulması ve sıvı nitrojen içerisinde depolanması aşamalarını içermektedir. Bu uygulamayı yaptıran hastalarda embriyo kalitesi ve yaşına bağlı olarak embriyo sayısı 2 ila 4 arasında değişiklik gösterebilir. Bu dondurma işleminde en iyi kaliteye sahip olan embriyolar seçilir ve dondurma işlemi gerçekleştirilir.

Mikroenjeksiyon

Mikroenjeksiyon işlemi yumurtaların toplama işlemi sonrasında oositlerin kültür solüsyonları içerisinde matürasyonlarını tamamlamaları için 2 ya da 3 saat boyunca 37 derece sıcaklıkta ve %6CO2 içeren inkübatörlerde bekletilmesi işlemidir.

Aşılama

Bu yöntem ile yıkara işlemi sonrasında hazırlanan örnek spermler hızlarının artırılması için öncelikle 37 derece sıcaklık ve %6 karbondioksit içeren ortamdaki özel dolaplarda bekletilerek hareket kabiliyeti geliştirilir. Ardından bir süre sonra spermler enjektörler ile kadının rahmine enjekte edilerek spermlerin kat edecekleri yol kısalarak gebelik şansı artırılmaya çalışılır.

Sperm Analiz

Sperm tetkiki için hastadan iki ayrı kaba sperm örneklerinin tetkik edilmesi için örnekler istenir. Ardından yapılan analizle sperm sayısı ve hareketi ölçülerek gerekli bilgilerin elde edilmesi sağlanır.

Testis Biyopsisi

Menilerinde Sperm hücrelerine rastlanmamış erkeklerde tercih edilen bu yöntem enjekülat sperm hücrelerinin en az %80′ i ölü olan erkeklerde de tercih edilmektedir. Bu hastalarda epididim kanallarına inilerek sperm hücrelerinin üretim kaynağı testislerde sperm hücrelerinin tetkiki yapılır.

Başarısız Tüp Bebek Sonrası Ne Kadar Ara Vermek Gerekir

Başarısız Tüp Bebek Sonrası Ne Kadar Ara Vermek Gerekir?

Tüp bebek tedavisi, üreme yardımcı ve başarı oranı oldukça yüksek bir yöntemdir. Ancak zaman zaman başarısızlıkla da sonuçlanmıştır.

Çocuk sahibi olmak isteyen adaylar, kimi zaman bekledikleri başarıyı yakalayamayabilirler. Ancak başarısızlığın önündeki faktörler tekrar göz önüne alınarak, tedavi yeniden denenebilir. Anne adayının yaşı küçükse, psikolojik olarak kendini bir süre toplayabilmesi için ara verilmesi, onun için daha sağlıklı olacaktır. Fakat bu aday 35 yaşında büyük ise, ara vermesine gerek kalmadan, bir adet döngüsünden hemen ardından tedaviye yeniden başlayabilir. Bu tedavinin önünde ara verilmesi gereken yumurtalıkta kist gelişimi gibi engeller söz konusuysa, bir süre ara verilerek tedavi olunmalıdır.

Başarısız Tüp bebek tedavisinin nedenleri nelerdir?

Tüp bebek tedavilerinde zaman zaman başarısız sonuçlara rastlanabilmektedir. Bu son derece doğal bir durumdur. Önemli olan, başarısız denemenin ardından buna nelerin sebep olduğunu saptamak, ve ona göre bir yol izlemektir. Bu başarısız sonuçların en önemli sebeplerinden biri, embriyo yapısıdır. Bazı zamanlar embriyo laboratuvar şartlarına uyum sağlayamayabilir. Öte yandan, yanlış merkez seçimi veya yanlış tedavi yönteminin uygulanması da başarısızlığın başlıca sebeplerindendir. Bu süreçte anne ve baba adaylarının verilen talimatlara birebir uyması, başarısızlığı en aza indirmektedir. Bunların dışında; kistler, rahim içi bozukluklar, önceden geçirilmiş cerrahi operasyonlar veya miyom gibi yapılar da bu sebepler arasındadır.

Başarısız denemenin ardından, tedaviye ara vermek isteyen adaylar;

Anne adayı, 35 yaşından küçük ise, kendini hazır hissettiği takdirde tedaviye yeniden başlayabilir. Ancak bu durumda yumurta rezervlerinin iyi durumda olması da gerekmektedir. Yumurta kapasitesi ve kalitesi, yaş ilerledikçe azalmaktadır. Dolayısıyla, yaş faktörü de başarısızlığı önemli ölçüde tetikleyen bir unsurdur. Bazı durumlardan dolayı genç yaşta olunsa dahi, yumurta rezervlerinin azalması söz konusu olabilir. Bu durumda, uzmanlar ara vermeyi önermemektedir.